Türkçe | English
Ara
Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi, No.60 Göztepe/Kadıköy/İstanbul info@akuterapist.com Tel:+90(216) 360 7303

Üçüncü Bölüm

Bu bölüm kronik hastalıklar ile ilgili videolar içerir.tamamı için tıklayınız.

Bu bölüm kronik hastalıklar ile ilgili videolar içerir.

Yüz Felci Tedavisi

Yüzümüze dağılan iki ana grup sinir var. Bunlardan bir tanesi kulağımızın hemen üzerinden çıkar, diğeride kulağımızın kulakmememizin hemen arkasından çıkar ve yüzümüze  dağılır. Diş hekimine gittiğiniz zaman diş hekimlerinin anestezi yaptığı uyuşturduğu sinir aşağıdan.. tamamı için tıklayınız.

Yüzümüze dağılan iki ana grup sinir var. Bunlardan bir tanesi kulağımızın hemen üzerinden çıkar, diğeride kulağımızın kulakmememizin hemen arkasından çıkar ve yüzümüze  dağılır. Diş hekimine gittiğiniz zaman diş hekimlerinin anestezi yaptığı uyuşturduğu sinir aşağıdan çıkan  bu fasiyal sinir dediğimiz yüz sinirinin dallarından  bir tanesidir. İşte yüz felcinde, diş hekimi anestezi yaptığı zaman meydana gelen şey, yüzümüzün bir tarafının nerede ise tamamında meydana gelir. -Küçük bir bölgesinde değil.- Sinir hangi alandan sıkıştı yada zarara uğradıysa oradan itibaren  geriye kalan bölümde uyuşma, karıncalanma ve felç gelişir yüz felci genellikle soğuk havalarda rüzgarın ısrarla aynı bölgeye vurması sonucunda  sinirin bir anlamda işlevini geçici olarak terk etmesi olarak tanımlanabilir. 

Akupunktur, bu işlevin geriye dönmesini hızlandırmada hemde ilaç kullanmaksızın yeterince başarılıdır.

Uykusuzlukta Akupunktur Tedavisi

Uykusuzluk bir sonuçtur. Nedenin belirlenmesi gerekir. Bu neden depresyon olabilir, metabolizma ile ilgili bir sorun olabilir, diyabet ile ilgili bazı problemler olabilir. Bunların doğru bir şekilde tahlil edilip ayrıntıda arkada yatan o sorunun bulunup ona yönelik tedavinin yapılması gerekir. Nedene.. tamamı için tıklayınız.

Uykusuzluk bir sonuçtur. Nedenin belirlenmesi gerekir. Bu neden depresyon olabilir, metabolizma ile ilgili bir sorun olabilir, diyabet ile ilgili bazı problemler olabilir. Bunların doğru bir şekilde tahlil edilip ayrıntıda arkada yatan o sorunun bulunup ona yönelik tedavinin yapılması gerekir. Nedene yönelik tedavi, akupunkturun olmazsa olmazıdır. Bu nedenle başarılıdır akupunktur.

Kronik Yorgunluk ve Akupunktur ile Tedavisi

Bir sporcu düşünün, kilometrelerce koşsun ama dinlenmesin tekrar koşturulsun yine dinlenmesin bu şekilde devam etsin her geçen süreç onun yorgunluğunu artıracaktır. Kaslarının, isteklerine cevap verme süresini uzatacaktır. Ve isteğini azaltacaktır. Hem duygulanım anlamında isteği azalacaktır, hem de bedensel.. tamamı için tıklayınız.

Bir sporcu düşünün, kilometrelerce koşsun ama dinlenmesin tekrar koşturulsun yine dinlenmesin bu şekilde devam etsin her geçen süreç onun yorgunluğunu artıracaktır. Kaslarının, isteklerine cevap verme süresini uzatacaktır. Ve isteğini azaltacaktır. Hem duygulanım anlamında isteği azalacaktır, hem de bedensel anlamda o isteğe vücudun vermiş olduğu tepki yavaşlayacak uzaklaşacaktır. İşte bizim vücudumuzdaki hücrelerimiz beyin hücrelerimiz o koşucunun durumuna geldiğinde yani koştuğu dinlenemediği koştuğu dinlenemediği bir duruma geldiğinde bizde kronik yorgunluk kendini göstermeye başlar. Duygulanım azalır, vücudumuzun bu duygulanıma vermiş olduğu tepki azalır. İsteklerimiz biraz uzakta kalır vücudumuzun buna cevap verme süresi uzar. Biz daha yavaş daha az hareket eden daha yavaş düşünen ve duygulanımı daha az olan sanki duyguları gölge ile kapatılmış gibi bir insan haline gelmeye başlarız. Akupunktur, hücresel canlılığı artırdığı için kronik yorgunluğu kökünden halleder. Biz beyin hücrelerimiz açısından uyarıldığımız da duygulanımda artar, beden hücrelerimiz uyarıldığı zaman da buna tepki rahatlar. Duygulanım ve tepki rahatladığı zaman biz kendimizi daha atik ,daha dingin ve daha rahat buluruz.

Akupunktur ile Depresyon Tedavisi

Depresyon tedavisinde, modern tıpta beyindeki hücrelerin uyarılma eşiğini birazcık düşüren ilaçlar kullanılır. Serotonin yükselten ilaçlar bu etkiyi yaparlar beyinde. Böylece  beynimizdeki  uyarılma artar, duygulanım artar, duygulanıma bağlı olarak ta eylem isteği artar... tamamı için tıklayınız.

Depresyon tedavisinde, modern tıpta beyindeki hücrelerin uyarılma eşiğini birazcık düşüren ilaçlar kullanılır. Serotonin yükselten ilaçlar bu etkiyi yaparlar beyinde. Böylece  beynimizdeki  uyarılma artar, duygulanım artar, duygulanıma bağlı olarak ta eylem isteği artar. Akupunktur, beyin hücrelerimizdeki canlılığı artırarak  (uyarılma eşiğini düşürerek değil) canlılığı artırarak yani duygulanımı artırarak bizim eylem yapma isteğimizi arttırır. Depresyon kendiliğinden ortadan kalkar yani hem duygulanım artar hem eylem yapma isteği artar. Böylece biz hayatın içerisinde eskine oranla daha canlı, daha farkında, daha etkileşen bireyler haline geliriz.

Romatizmal Rahatsızlıklar (Fibromialji) ve Akupunktur ile Tedavisi

  Fibromiyalji, aslında kısmen romatizmal kökenli bir hastalıktır. Romatizmal hastalıklar dediğimiz zaman ağrılı hastalıkları değil doku ile savunma sistemi arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan hastalıkların bazılarını anlarız. Bunun içerisinde sedef hastalığı vardır, romatoid artrit vardır, lupus hastalığı vardır, işte.. tamamı için tıklayınız.

 

Fibromiyalji, aslında kısmen romatizmal kökenli bir hastalıktır. Romatizmal hastalıklar dediğimiz zaman ağrılı hastalıkları değil doku ile savunma sistemi arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan hastalıkların bazılarını anlarız. Bunun içerisinde sedef hastalığı vardır, romatoid artrit vardır, lupus hastalığı vardır, işte şörben sendromu gibi bazı sendromlar vardır, alanı çok fazla genişletmek istemiyorum ama romatizmal hastalıklar başlı başına bir gruptur. Fibromiyalji bunların en altında yer alan bir rahatsızlık. Çoğu zaman sadece ağrılı bir problem olarak kabul edilir.Ama doku ile savunma sistemi arasındaki uyumsuzluktan burada söz etmek gerekiyor. Akupunktur kronik hastalıkların bir çoğunda olduğu gibi bu alanda da oldukça iyi bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Savunma sistemi ile doku arasındaki uyumsuzluğu gidermede yani vücudu doğal, olması gereken hale çevirmede akupunktur tahmin ötesi bir başarıya sahip.Belkide bu olandaki tek yöntem olarak bunu rahatlıkla ifade edebilirim. Bizim her bir hücremizin içerisinde doğal halimiz, orijinal halimiz, bozulmamış halimiz kayıtlıdır saklı olarak vardır. Eğer hücre uyanır, orijinalı hatırlar iş başına geçecek olursa; işte biz bir zamanlar tek bir hücreden meydana gelmedik mi ? O hücre karaciğeri, dişi, tırnağı, kemiği oluşturmadı mı? Öyle ise dokuyu orijinaline uygun olarak yeniden tamir edebilme kapasitesine bizim her bir hücremiz sahiptir. Eğer hücre uyandırılır böyle bir alana davet edilebilir dokuyu orijinaline yakın bir şekilde tamir edebilme imkanı kendiliğinden oluşacak. Akupunktur, bu imkanı sağlamada evet iddia etmeksizin söylüyorum. Çünkü iddia edebilmek için bazı veriler lazım bunlar araştırılacak, edilecek, ispat edilecek, akupunkturun bu anlamda  -çok geçmişten gelen bir tedavide olsa- modern yöntemlerle buluşup kendini ispat etmeye ihtiyacı var. Deneyimsel olarak söylüyorum, akupunktur bunu sağlamada oldukça başarılı. Bizim hücrelerimiz yeniden iş başına geçiyor bunu şuna dayanarak söylüyorum. Örneğin bir tranvatik omurga probleminde; akupunktur öncesiyle, sonrası çekilen filmler de farklılıklar görebiliyorsunuz olumlu anlamda. Eğer hücreler kendini yeniden tamir edemiyor olsaydı filmler arasında bir farklılık görmememiz gerekirdi, kötüleşme beklememiz gerekirdi. Madem iyileşme var ve bunu yapan dokunun kendisi öyle ise akupunktur dokuları yenilemede, hücreyi uyandırarak dokuları yenilemede başarılı bir yöntemdir. Savunma sistemine gelince mademki olması gereken yere davet ediyor her şeyi savunma sisteminin vazifesi vücudu dışarıdan gelen etkilere karşı korumak vücudun kendisini yabancı doku ilan ederek saldırmak değil. bizim istediğimiz, bizim savunma sistemimizin bizim dokularımızı koruması, dokumuzu düşman olarak algılayıp ona saldırmaya başladığında işte bir çok romatizmal hastalığın doğduğu yer karşımıza çıkıyor. Akupunktur, savunma sistemini de olması gereken yere davet ediyor. Kendi dokuları ile barışık bir hale getiriyor. Bizim yaptığımız bir çok tedavide  fibromiyalji rahatsızlığında...

 

Alerjik Nezle

Alerjik nezle probleminde; alerjene aslında vücudumuzun her tarafı duyarlıdır. Eğer polense polene, ev tozu akarsa akara vücudumuzun her tarafı duyarlıdır ama alerjen ıslak zeminde vücuda daha iyi nüfuz eder, haliyle burnumuz ıslaktır o ıslak zemine çarptığı zaman alerjen madde - polen yada ev tozu yada benzeri bir şey -.. tamamı için tıklayınız.

Alerjik nezle probleminde; alerjene aslında vücudumuzun her tarafı duyarlıdır. Eğer polense polene, ev tozu akarsa akara vücudumuzun her tarafı duyarlıdır ama alerjen ıslak zeminde vücuda daha iyi nüfuz eder, haliyle burnumuz ıslaktır o ıslak zemine çarptığı zaman alerjen madde - polen yada ev tozu yada benzeri bir şey - burun mukozası tarafından doğrudan kandaki antikorlarla temas haline geçer yakınlaşır. Bu yakın temasa antikorlar sert cevap verir (vücudumuzdaki savunma malzemeleri) ve o bölgede aşırı faaliyet meydana gelir, ısınır, sonrada kapanır, ödem gelişir, şişer nefes almamızı zorlaştırmaya başlar  ve ardından da yanıkta olduğu gibi akıntı meydana gelir. Biz bunu burnumuzun akması olarak algılarız, sanki burnumuza bir yabancı madde temas etmiş gibi hapşırık refleksi gelişir hapşırmaya başlarız, burnumuz tıkanır ,akar ve biz çok fazla hapşırırız alerjik nezle probleminde. Asıl problem o yabancı madde olarak algılanan polene vs ye vücudumuzun verdiği aşırı tepkidir. Alerjik nezlede tedavi yaparken biz vücuttaki bu aşırı tepkiselliği ortadan kaldırmaya çalışırız. Akupunkturda cevap genelde hızlıdır ve iyidir.  

Migren

 Beynimiz vücudumuza oranla küçük bir organdır. Ağırlığı tüm vücut ağırlığımızın kırkta biri kadardır. Erkekle kadında minicik fark etmekle birlikte bir buçuk kilogram civarındadır beynimizin ağırlığı bu vücudumuzun kırkta, ellide biri olan organ tüm.. tamamı için tıklayınız.

 Beynimiz vücudumuza oranla küçük bir organdır. Ağırlığı tüm vücut ağırlığımızın kırkta biri kadardır. Erkekle kadında minicik fark etmekle birlikte bir buçuk kilogram civarındadır beynimizin ağırlığı bu vücudumuzun kırkta, ellide biri olan organ tüm vücudumuzun kullandığı enerjinin  beşte, yedide birini kullanır. Yani vücudumuzun geriye kalanına oranla yedi, on kat daha fazla enerji kullanır beynimiz. Bilgisayarın işlemcisi  gibi en fazla enerjiyi çeken yer  beynimizdir. Demek bir yerde çok fazla enerji tüketimi varsa bir kaç tane şey kritik hale gelir. Eğer bu canlı dokuysa oksijen, oksijenin oraya ulaştırılması, enerji kaynağı olan glikoz , -beynimiz sadece glikoz kullanır- girdi, bu girdilerin düzenli olması son derece önemli bir  noktaya gelir. Aynı zamanda çıktıların  uzaklaştırılması da aynı düzeyde önemlidir. Nedir beynimizin çıktısı karbondioksit ve ısı karbondioksit ve ısı her ikisi de damarları genişletme meylindedirler. Eğer hemen uzaklaştırılmazlarsa beynimizi besleyen damarlar aşırı genişler, bollaşır bu kanın orta düzen akışını bozar özellikle takıldığımız bir mesele etrafında ısrarla düşündüğümüz zaman beyindeki bu ısı açığa çıkışı karbondioksitin açığa çıkışı dahada artar damarlardaki genişleme meyli dahada artacaktır. İşte damarlar genişleyipte kan akışı bozulduğu zaman bizim ilk fark ettiğimiz şey  beynimizde bir yavaşlama  zihnimizde bir küntleşme ve enseden yukarıya doğru çıkan hafif bir künt bir baş ağrısıdır eğer ısrar edersek beyindeki bu damarların genişlemesine tepki olarak vücudumuzdan bazı maddelerin salınmasına yol açar yine yine beynimizin kendisi damarlar ansızın  ani bir şekilde daralır, beyne giden oksijen miktarı azalır biz şimdi keskin bir ağrı duymaya başlarız. Buraya kadarki kısım aslında migren değildir, gerilim tipi baş ağrısının mekanizmasıdır. Migrende gerilim tipi baş ağrısında belli bir sebebe dayalı olarak yorgunluk aşırı düşünme buna bağlı olarak olarak açığa  çıkan baş ağrısı her hangi bir tetikleyici sebep olmaksızın ansızın gerçekleşir beyin damarlarımız ansızın kendiliğinden daralır o bölgeye oksijen gidemez o bölgede açığa çıkan maddeler yeterli düzeyde uzaklaştırılamaz biz gerilim tipi baş ağrısındaki ağrıyı  daha şiddetli bir şekilde neden olmaksızın duyumsarız migrende. Özetle migren budur.

Mİgrenin Akupunktur ile Tedavisi

Migrende,  bozulmuş olan tepkisel bir mekanizma vardır. Beyin damarlarımızın  aşırı oksijen altında iken daralması yada karbondioksit etkisinde iken genişlemesi, ısı ile genişlemesi normal bir tepkidir. Fakat migrende tetikleyici bir neden olmaksızın aşırı bir tepki söz konusudur. Akupunktur, aşırılaşmış bu tepkiselliği.. tamamı için tıklayınız.

Migrende,  bozulmuş olan tepkisel bir mekanizma vardır. Beyin damarlarımızın  aşırı oksijen altında iken daralması yada karbondioksit etkisinde iken genişlemesi, ısı ile genişlemesi normal bir tepkidir. Fakat migrende tetikleyici bir neden olmaksızın aşırı bir tepki söz konusudur. Akupunktur, aşırılaşmış bu tepkiselliği düzeltmede oldukça başarılıdır. Hemen hemen  her nevi tepkisellik, aşırılık için geçerlidir bu. Damarlarımızdaki bu aşırı tepkiselliği azaltır, ani daralmaları ortadan  kaldırır, beynimize düzenli olarak  oksijen gider, ısı düzenli bir şekilde uzaklaştırılır, ağrı; dolayısı ile ortadan kalkar, zihnimiz berraklaşır migren tedavisinden sonra zihnin keskinliği artar, aynı anda bir çok düşünceyi bir arada düşünebilir hale gelir beynimiz yani verimlilik artar.

Sinüzit

Vücudumuzdaki bazı kemiklerimizin içerisinde hava boşlukları vardır. Bu kemikler kafatasımızda ve yüz bölgesindedir. Elmacık kemiklerimizin altındaki kemik boşlukludur, alın kemiklerimizde aynı şekilde. Buradan  içeri doğru bir yolculuk yapsak , deri, derinin altında kemik, kemiğin altında boşluk, sonra tekrar.. tamamı için tıklayınız.

Vücudumuzdaki bazı kemiklerimizin içerisinde hava boşlukları vardır. Bu kemikler kafatasımızda ve yüz bölgesindedir. Elmacık kemiklerimizin altındaki kemik boşlukludur, alın kemiklerimizde aynı şekilde. Buradan  içeri doğru bir yolculuk yapsak , deri, derinin altında kemik, kemiğin altında boşluk, sonra tekrar kemik sonra beyin dokusu. Yani kemiğin içerisinde bir mağara vardır. Bu mağaracığın ağzı genzimize açılır, bu mağra mikropsuzdur içerisinde sürekli olarak bir sıvı üretilir ve genize akar. Alerjik nezle gibi genzimizi tıkayan bir nedenle yada ağır bir griple genzimiz tıkandığı zaman, bu mağaracık hava alamaz ağzı tıkanır içerisindeki oksijen dokular tarafından kullanılır sinüs dediğimiz bu kemik yapının içerisinde negatif basınç meydana gelir. Bu negatif basınç geniz sıvımızı bir enjektör gibi içeriye çeker, mağaracığın içi mikropsuzdu ama geniz sıvımız mikropsuz değildir. İçeriye giren mikroplu sıvı iltihaba sebep olur sinüs sinüzit olur. Eğer bu sinüzit üst üste tekrarlarsa, sinüsü döşeyen mukoza dediğimiz doku bozulur  katmanlı bir hal alır aynı egzema gibi, bazı yerlerde de kisler oluşur. işte kronik sinüzitte budur.  

Sinüzit ve Akupunktur ile Tedavisi

Vücudumuzdaki bazı kemiklerimizin içerisinde hava boşlukları vardır. Bu kemikler kafatasımızda ve yüz bölgesindedir. Elmacık kemiklerimizin altındaki kemik boşlukludur, alın kemiklerimizde aynı şekilde. Buradan  içeri doğru bir yolculuk yapsak , deri, derinin altında kemik, kemiğin altında boşluk, sonra tekrar.. tamamı için tıklayınız.

Vücudumuzdaki bazı kemiklerimizin içerisinde hava boşlukları vardır. Bu kemikler kafatasımızda ve yüz bölgesindedir. Elmacık kemiklerimizin altındaki kemik boşlukludur, alın kemiklerimizde aynı şekilde. Buradan  içeri doğru bir yolculuk yapsak , deri, derinin altında kemik, kemiğin altında boşluk, sonra tekrar kemik sonra beyin dokusu. Yani kemiğin içerisinde bir mağara vardır. Bu mağaracığın ağzı genzimize açılır, bu mağara mikropsuzdur içerisinde sürekli olarak bir sıvı üretilir ve genize akar. Alerjik nezle gibi genzimizi tıkayan bir nedenle yada ağır bir griple genzimiz tıkandığı zaman, bu mağaracık hava alamaz ağzı tıkanır içerisindeki oksijen dokular tarafından kullanılır sinüs dediğimiz bu kemik yapının içerisinde negatif basınç meydana gelir. Bu negatif basınç geniz sıvımızı bir enjektör gibi içeriye çeker, mağracığın içi mikropsuzdu ama geniz sıvımız mikropsuz değildir. İçeriye giren mikroplu sıvı iltihaba sebep olur sinüs sinüzit olur. Eğer bu sinüzit üst üste tekrarlarsa, sinüsü döşeyen mukoza dediğimiz doku bozulur  katmanlı bir hal alır aynı egzema gibi, bazı yerlerde de kisler oluşur. işte kronik sinüzitte budur. 

Akupunktur bozulan sinüs dokusunu onarır ve var olan hassasiyeti giderir.

Şeker Hastalığı (Diyabet)

Şeker hastalığı karmaşık bir hastalıktır. Bir çok hastalık buna oranla daha az karmaşıktır. Diyabet hastalığında  işin içerisine bir kaç tane parametre giriyor çok bilinmeyenli bir denklemdir diyabet hastalığı. Bir, bizim kendi bilincimiz vardır -tüm vücudumuzu kastediyorum- beynimiz vardır ve beynimiz.. tamamı için tıklayınız.

Şeker hastalığı karmaşık bir hastalıktır. Bir çok hastalık buna oranla daha az karmaşıktır. Diyabet hastalığında  işin içerisine bir kaç tane parametre giriyor çok bilinmeyenli bir denklemdir diyabet hastalığı. Bir, bizim kendi bilincimiz vardır -tüm vücudumuzu kastediyorum- beynimiz vardır ve beynimiz kandaki şekeri kandaki diğer maddeleri sürekli olarak denetler ve hormonlar yardımıyla onları belli bir düzeyde tutmaya çalışır yüksek oranda hormonlarla bu işi yapar. İkincisi, bizim hücrelerimiz vardır hücrelerimizin kendi beyni kendi yaşam endişeleri benim bütünüm den bağımsız olarak devam etmektedir. Hücrem benim varlığımın içerisinde kendi başına bir varlıktır yani. Ben tatlı yedim, çok fazla tatlı yedim, her gün her gün tatlı yedim. Kandaki şeker miktarı benim doğal yapıma aykırı olarak, süreki olarak yükselme eğilimi içerisine girdi. Beynim bu durumdan hoşlanmayacak pankreasa emir verecek pankreastan daha fazla insülin salgılanacak ve kandaki bu fazla şeker hücre içerisine sokularak bertaraf edilmeye çalışılacak çünkü kandaki şekerin artması vücutta zehir etkisi meydana getirir.
Buraya kadar her şey çok güzel ama, demiştim ya; bizim hücremizin de kendi varlık endişesi ve bilinci vardır. Hücre bu kadar çok şekerden hoşlanmayacaktır. Bu sefer insülinin etkilediği kapıları, şekerin girdiği kapıları katılaştırarak olmadı kapatarak cevap verecektir. İşte insülin direnci dediğimiz hadise budur. Kanda insülin vardır ama iş yapamaz hale gelir. Biz bu durumda tatlıyı, şerbeti, şurubu azaltmak yerine doktora gideriz ve insülin direncini azaltan ilaçları kullanmaya başlarız. Oysa insülin direnci hücrenin kendini savunmasıdır. İlaçlarla bu savunmayı kırarız. Kandaki şeker rahatlar ama hücre zehirlenmeye başlar benim yapmam gereken hadise; daha fazla ilaç değil, daha az tatlı ve daha fazla spor ile hücremi bu zehirlenmeden kurtarmaya çalışmak olmalıdır. Yapmam gereken muhteşem bir şey daha var, akupunktur. Akupunktur, hücre içi enerji ihtiyacını artırarak, hücrenin harcadığı glikoz miktarını artırarak hücrede zehirlenme etkisi meydana getiren şekeri azaltır ihtiyacı artırdığı için kapıların artmasına, açılmasına sebep olur, insülin direnci kendiliğinden azalır ortadan kalkar. 

Astım Rahatsızlığı ve Akupunktur ile Tedavisi

  Astım rahatsızlığında akciğerdeki hava yolları ansızın daralır normalde yeteri kadar oksijen alımına elverecek hava geçişine imkan veren bu hava yolları artık, ona imkan vermez ve biz dışarıdan bir ötme sesi duyarız. Bunun nedeni bazen dışarıdaki bir alerjendir, polendir, ev tozudur, akardır. Bazen bunların hiç biri.. tamamı için tıklayınız.

 

Astım rahatsızlığında akciğerdeki hava yolları ansızın daralır normalde yeteri kadar oksijen alımına elverecek hava geçişine imkan veren bu hava yolları artık, ona imkan vermez ve biz dışarıdan bir ötme sesi duyarız. Bunun nedeni bazen dışarıdaki bir alerjendir, polendir, ev tozudur, akardır. Bazen bunların hiç biri yoktur. vücut içerisinden üretilmiştir alerjen buna intrensek denir tıpta bu nedenle astım hastalığı tamamen  fizik bir hastalık değildir psikosomatik bir hastalıktır. Yani işin hem fizik bir boyutu vardır bedensel ve dıştan gelen, hemde ruhsal bir boyutu vardır.Sıkıntılar, sitres astım hastalığını dışarıdaki  alerjenler gibi tetikleyebilir. Ve büyük olasılıkla  sempatik parasempatik sistemler arasındaki bir dengesizliktir astımdaki bu problem. Nereden biliyoruz bunu çünkü astım hastalığının tedavisinde sempatik sistemi uyaran ilaçlar kullanılır. Bunlara sempatomimetik ilaçlar denir. Örneğin ventolin örneğin kortizonlu ilaçlar mekanizmaları farklı olsada bu ilaçların tamamı sempatik uyaranlardır.Ve sempatik sistemi uyararak hastalıkta etki ederler. Akupunktur sempatik ve parasempatik sistem arasındaki dengesizliği gidererek astım hastalığına kökten bir çözüm sunar tedavi birazcık uzundur ama sonuç genellikle istenen düzeydedir. Kişi rahatlıkla nefes alarak yoluna devam edebilir bu tedaviden sonra.

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı modern tıpta romatizmal hastalıklar gurubunda yer alır. Romatizmal hastalıklara gelince bunlar savunma sisteminin dokuları tahrip ettiği hastalıkların tümünün ortak adıdır. Behçet hastalığında ise kılcal damarlardır tutulan. Kılcal damarların iç yüzü bozulduğu zaman  kan dolaşımı.. tamamı için tıklayınız.

Behçet hastalığı modern tıpta romatizmal hastalıklar gurubunda yer alır. Romatizmal hastalıklara gelince bunlar savunma sisteminin dokuları tahrip ettiği hastalıkların tümünün ortak adıdır. Behçet hastalığında ise kılcal damarlardır tutulan. Kılcal damarların iç yüzü bozulduğu zaman  kan dolaşımı bozulur. Kan dolaşımı bozulduğu zaman doku beslenmesi bozulur. diğer tüm romatizmal hastalıkların tümünde olduğu gibi behçet hastalığında da akupunktur; savunma sistemi ile vücut arasında olması gererken dengeyi oluşturarak rahatsızlığın tedavisine büyük bir katkı sağlar.

Boyun ve Bel Fıtığı

kemiklerin harekete imkan verebilmesi için her iki kemik arasına yastıkcıklar konulmuştur bunlara disk denir. Diskin ortasında jel kıvamında bir madde vardır etrafında çok sert bir doku vardır Zaman içerisinde o sert doku  yıpranır nihayet fıtıklaşır, balon yapar. Bu balon eğer bir sinir köküne denk geliyorsa.. tamamı için tıklayınız.

kemiklerin harekete imkan verebilmesi için her iki kemik arasına yastıkcıklar konulmuştur bunlara disk denir. Diskin ortasında jel kıvamında bir madde vardır etrafında çok sert bir doku vardır
Zaman içerisinde o sert doku  yıpranır nihayet fıtıklaşır, balon yapar. Bu balon eğer bir sinir köküne denk geliyorsa sinirde sıkışma yapar biz bacağımızda veya kolumuzda uyuşma , ağrı duymaya başlarız.

Boyun ve Bel Fıtığının Akupunktur ile Tedavisi

Bel ve boyun fıtıklarının ne olduğunu anlattığım bölümde omurgadaki  kemiklerden ve onların arasındaki disklerden bahsetmiştim. Bu disklerin ortasında  jel kıvamında bir madde olduğunu etrafında da sert bir dokunun alt ve üst kemiklere yapışarak bu jel kıvamındaki maddenin etrafını çevirdiğini anlatmıştım disk.. tamamı için tıklayınız.

Bel ve boyun fıtıklarının ne olduğunu anlattığım bölümde omurgadaki  kemiklerden ve onların arasındaki disklerden bahsetmiştim. Bu disklerin ortasında  jel kıvamında bir madde olduğunu etrafında da sert bir dokunun alt ve üst kemiklere yapışarak bu jel kıvamındaki maddenin etrafını çevirdiğini anlatmıştım disk budur. Bu jel kıvamındaki madde sağa sola meylederek alt ve üst kemiklerimizin bir biri ile acı yapmasını dolayısı ile omurgamızın hareketine imkan verir. Bu jel kıvamındaki maddenin etrafını çeviren sert dokunun zaman içerisinde yıpranması aynı bir araba tekerinin kullanımla, güneş ile, yağmurla, çamurla yıpranması gibi zaman içerisinde yıpranması ile ortasındaki jel kıvamındaki madde basınca maruzkaldığı zaman dışarıya doğru meyleder fıtıklaşır bir nevi balon oluşturur. Bu oluşan balon eğer sinir köklerine doğru gidiyorsa biz bacağımızda, kolumuzda uyuşmalar yaşarız diye söylemiştim. Yani asıl mesele bu jel kıvamındaki maddenin etrafındaki  sert dokunun yıpranması dejenerasyon. Akupunktur ise; yıpranmaları, dejenerasyonları tekrar eski haline orjinaline çevirme yeteneğine sahiptir. Biz tedavide bu imkandan istifade ediyoruz. Genellikle on iki ile yirmi seans aralığında nerede ise röntgende gözlenecek düzeyde bir rahatlama meydana gelir. Önceki röntgen veya emar ile hangi film çekildi ise bir sene kadar sonra tekrar bir film çektirilerek ikisi yan yana konulacak olursa akupunkturun etkinliğini gözleme imkanı da olur.

Fibromiyalji

Fibromiyalji biraz ilginç bir rahatsızlık cildimizin hemen altında bizim kullanmadığımız kaslar vardır bu kaslar hayvanlarda deri titremesine sebep olan kaslardır fibromiyalji bu kullanmadığımız kasların bir nevi romatizmal hastalığıdır bu rahatsızlıkta kaslar sertleşir, iltihaplı bir yeri sıkmışsınız.. tamamı için tıklayınız.

Fibromiyalji biraz ilginç bir rahatsızlık cildimizin hemen altında bizim kullanmadığımız kaslar vardır bu kaslar hayvanlarda deri titremesine sebep olan kaslardır fibromiyalji bu kullanmadığımız kasların bir nevi romatizmal hastalığıdır bu rahatsızlıkta kaslar sertleşir, iltihaplı bir yeri sıkmışsınız gibi dokunduğunuz zaman şiddetli ağrı yapar. Akupunktur hem ağrıyı gidermede hemde bu sertlikleri dağıtıp, oradaki doku sıkıntısını geriye çevirmede yeterince başarılıdır.

Mide Rahatsızlığı (gastrit..) Akupunkturla Tedavisi

Midemizin akupunkurla ilgili iki tip rahatsızlığından söz etmek mümkün. Bunlardan birinci gurup fonsiyonel olan rahatsızlıklar, ikinci grupta sinirsel olan mide rahatsızlıklarıdır. Fonksiyonel olan rahatsızlıklarda midenin şekli ve hareketleri ile ilgili sıkıntılar vardır. Mide biraz sarkık.. tamamı için tıklayınız.

Midemizin akupunkurla ilgili iki tip rahatsızlığından söz etmek mümkün. Bunlardan birinci gurup fonsiyonel olan rahatsızlıklar, ikinci grupta sinirsel olan mide rahatsızlıklarıdır. Fonksiyonel olan rahatsızlıklarda midenin şekli ve hareketleri ile ilgili sıkıntılar vardır. Mide biraz sarkık hareketler birazcık yavaşlamış duruma gelince yiyeceklerin midede kalma olasılığı artar, haliyle mide duvarına zarar verme  mide duvarını tahrip etme ihtimalleride artar.Midemiz , yiyecekler uzun süre midemizde kalmaya başladığı zaman kızarık,  kanlı bir hal alır. Aynı nezle iken burnumuzun içi nasıl kızarık, şiş, kanamaya hazır bir durumdaysa midemizde o vaziyete gelir. işte gastrit dediğimiz tablo özetle böyledir. Akupunktur midenin hem fonksiyonlarını düzenlemede hem şeklini düzenlemede oldukça etkilidir. Sinirsel olan mide rahatsızlığına gelince midemizi ve kalbimizi yöneten sinir ortaktır -nervus vagus-  bu vagus siniri kafadan doğrudan mideye inen en kalın sinirlerdendir. Nervus vagus midedeki asit salgısını düzenler ve midenin hareketlerini düzenler stres altındayken genellikle midemizin ekşimesinin  nedeni işte bu sinirdir. Akupunktur hem stresi rahatlatmada hemde stresin bu sinir vasıtasıyla mide  üzerindeki etkisini normalleştirmede yine oldukça etkilidir. 

Romatizmal Hastalıklar

Romatizmal hastalıklarda modern tıpta çözüm üretilmesi hemen hemen söz konusu değildir. Çünkü vcutta en önemli olan bir sistem savunma sistemi kendi dokusunu yabancı olarak algılayıp savaş açmaktadır. Savunma sistemini değiştiremeyeceğimize göre dokuyu da ortadan kaldıramayacağımıza.. tamamı için tıklayınız.

Romatizmal hastalıklarda modern tıpta çözüm üretilmesi hemen hemen söz konusu değildir. Çünkü vcutta en önemli olan bir sistem savunma sistemi kendi dokusunu yabancı olarak algılayıp savaş açmaktadır. Savunma sistemini değiştiremeyeceğimize göre dokuyu da ortadan kaldıramayacağımıza göre bu rahatsızlık ömür boyu devam eden bir sıkıntı halini alır. 
Akupunktur bu rahatsızlıkta savunma sistemi ile doku arasındaki olması gereken orjinal uyumu yeniden sağlamaya çalışır.

Dikkat Eksikliği Probleminde Akupunktur

Dikkatin dağılmasını farklı bir şekilde tasavvur edelim, beyindeki milyarlarca hücrenin  hepsinin aynı mesele etrafında dönmesini  yoğunlaşma, parçalanmasını bir kısmının farklı bir kısmının farklı şeyler düşünmesini de dağınıklık olarak ifade edelim. İşte akupunktur bu.. tamamı için tıklayınız.

Dikkatin dağılmasını farklı bir şekilde tasavvur edelim, beyindeki milyarlarca hücrenin  hepsinin aynı mesele etrafında dönmesini  yoğunlaşma, parçalanmasını bir kısmının farklı bir kısmının farklı şeyler düşünmesini de dağınıklık olarak ifade edelim. İşte akupunktur bu milyarlarca hücrenin aynı mesele etrafında dönebilmesini sağlamak açısından son derece etkin ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Özellikle sınavların yaklaştığı bu dönemde üniversite öğrencileri için bir fırsattır.

Ürtiker -Kurdeşen-

Ürtiker diğer adıyla kurdeşen rahatsızlığı, psikosomatik hastalıklar grubundadır.Yani bu problemin arkasında hem  ruhsal sıkışmalarımız vardır, stres vardır, hemde  bedensel olarak bir aşırı tepki problemi vardır, genellikle herhangi bir neden tam olarak bulunamaz ürtiker de yani ne alerjik problem.. tamamı için tıklayınız.

Ürtiker diğer adıyla kurdeşen rahatsızlığı, psikosomatik hastalıklar grubundadır.Yani bu problemin arkasında hem  ruhsal sıkışmalarımız vardır, stres vardır, hemde  bedensel olarak bir aşırı tepki problemi vardır, genellikle herhangi bir neden tam olarak bulunamaz ürtiker de yani ne alerjik problem vücutta  tam olarak tespit edilebilir ne de alerjen dediğimiz yani neye karşı   alerjimizin olduğu tam olarak tesbit edilebilir. Bazen bu tetikler, çikolata yersiniz tetikler, zeytinyağı kullanırsınız tetikler, ya da bir parça acılı baharatlı bir şey yersiniz tetikleyebilir bazen hiç bir neden yokken ruhsal açıdan aşırı  sıkıştığımız zaman vücudumuzda kaşıntılar kendiliğinden başlayabilir tedavide, her iki probleme yönelik yapılması gerekir yani  hem o strese ve  stresin kökenine yönelik bir tedavi yapılmalıdır ürtiker de hem de bedensel olarak vücudumuzdaki o alerjik aşırı faaliyetin teskin edilmesi gerekir. Bu ikisi birlikte akupunktur ile rahatlıkla tedavi edilebilir biraz uzun sürer ürtiker tedavisi ama genellikle başarı tamdır.

Menapoz Şikayetlerinin Akupunkturla Giderilmesi I

Menopoz sonrası sendromu;  buna sendrom denmesinin nedeni var çünkü bu bir hastalık değildir. Hastalıkta etken tamamen bellidir ve bozulan şey tamamen bellidir. Oysa menopoz bir taraftan vücudun kendi fizyolojik durumu. Belli bir yaşa gelindiğinde hanımlarda yumurtalıklardaki yumurta sayısı kalmadığı için artık.. tamamı için tıklayınız.

Menopoz sonrası sendromu;  buna sendrom denmesinin nedeni var çünkü bu bir hastalık değildir. Hastalıkta etken tamamen bellidir ve bozulan şey tamamen bellidir. Oysa menopoz bir taraftan vücudun kendi fizyolojik durumu. Belli bir yaşa gelindiğinde hanımlarda yumurtalıklardaki yumurta sayısı kalmadığı için artık yumurtlama meydana gelmiyor ve buna bağlı olarak östrojen  üretiminde ciddi bir gerileme meydana geliyor. Bir taraftan fizyolojik evet ama diğer taraftan rahatsız eden sonuçları var bunun, aynen koşarken vücudumuzun ısınması ve terlememizin fizyolojik olması, diğer taraftan rahatsız edici olması gibi. Koşarken bunu yaşadığınızda normal kabul edebiliyorsunuz ama oturduğumuz yerde ansızın başımızdan yukarıya sıcak suların boşalması, ansızın terleme, kendinizi huzursuz hissetme bunlar elbette insanın yaşamak isteyeceği şeyler değil. Genellikle bu tür durumda reçetelenen ilaçlar östrojen preparatlarıdır. Östrojen hormonu  dışarıdan verildiği zaman belli bir düzen içerisinde hanımlarda meydana gelen bu rahatsızlığı büyük oranda önler fakat östrojen hormonunun meme kanserini, rahim kanserini artırmak gibi ciddi sakıncaları vardır. Özellikle geçmişinde kanser öyküsü bulunan insanların elbetteki böyle bir tedaviden  uzak durması gerekiyor. İşte tam  bu noktada, akupunktur yine vücudu yeniden düzenleyerek bu yeni duruma uyum sağlamasını arttıracak ciddi bir imkan olarak karşımıza çıkıyor.

Menapoz Şikayetlerinin Akupunkturla Giderilmesi II

Menopoz sonrası sendrom aslında bir uyum sorunu. Örneğin kışın ortasında ansızın yaz gelse baharı yaşamadan yaz gelecek olsa biz uyum sorunu yaşarız. Yada tersi yazın ortasında ansızın kış basacak olsa son baharı yaşamadan. Yine ciddi bir uyum sorunu ile menopoz sonrasında hipofizin ürettiği hormonlar yumurtalıkların ürettiği.. tamamı için tıklayınız.

Menopoz sonrası sendrom aslında bir uyum sorunu. Örneğin kışın ortasında ansızın yaz gelse baharı yaşamadan yaz gelecek olsa biz uyum sorunu yaşarız. Yada tersi yazın ortasında ansızın kış basacak olsa son baharı yaşamadan. Yine ciddi bir uyum sorunu ile menopoz sonrasında hipofizin ürettiği hormonlar yumurtalıkların ürettiği hormonlarla dengeleniyordu menopoz öncesinde, menopoz sonrasında yumurtalıkların ürettiği hormonlar olmadığı için hipofizin ürettiği hormonlar dengelenemiyor, onlar daha fazla salgılanıyor. Bu aşırı salgının meydana getirdiği fizyolojik etkiler;  yaşanan sıcak basması, ani terlemeler ruhsal problemler ki aslında bunun minik versiyonlarını adet öncesi durumlarda zaten yaşardı hanımlar. Menopoz sonrasında o adet öncesi yaşanan huzursuzluğun çok daha yüksek ve derin bir halini tasavvur edin. Akupunktur, bu problemde hipofiz hormonlarının bu değişen haline vücudun yeniden uyum sağlamasını hızlandırıyor ve insan bir parça nefes alabilir hale geliyor. Tedavinin ayrıntılarına girmeyeceğim çünkü kişiden kişiye çok fazla değişen tarafları vardır menopoz sonrası problemlerin tedavisinin. Ama genellikle on iki, on beş seans aralığında devam eder, sık başlanır diğer tüm tedavilerde olduğu gibi haftada üç (seans) olarak başlanır , haftada iki (seans) ile devam edilir. Tedaviden sonrada küçük bir destek çoğu zaman ya gerekir, ya gerekmez tedaviye uyum genellikle oldukça iyidir. Çok ender tedaviden istifade edemeyen hastalarımızda olmuştur bu güne kadar. Geçmiş olsun.

Akupunktur ile Akne Tedavisi

Akne diye bildiğimiz sivilcelenme probleminin arkasında ter  ve yağ bezlerimizin düzensiz çalışması yatar. Özellikle ergenlik döneminde yağ bezlerindeki aşırı faaliyet yağ bezlerinin ağzını tıkamasına neden olarak, içeriye doğru yağ birikimine ve bu biriken yağın üzerine mikropların eklenmesiyle akneye sebep.. tamamı için tıklayınız.

Akne diye bildiğimiz sivilcelenme probleminin arkasında ter  ve yağ bezlerimizin düzensiz çalışması yatar. Özellikle ergenlik döneminde yağ bezlerindeki aşırı faaliyet yağ bezlerinin ağzını tıkamasına neden olarak, içeriye doğru yağ birikimine ve bu biriken yağın üzerine mikropların eklenmesiyle akneye sebep olur. Akupunktur hormonal dengesizliği ortadan kaldırarak aşırı çalışan ter ve yağ bezlerimizin faaliyetlerini düzenler aknenin dolayısıyla iyileşmesine sebep olur.

Hipertansiyonun Akupunkturla Tedavisi II

 Evet yüksek tansiyon üzerine konuşacağız daha doğrusu yüksek tansiyonu insan vücudu üzerindeki olumsuz etkilerini ve ilaçların bunları önlemedeki başarısını ve sınırlarını ifade etmeye çalışacağım. Bir önceki videoda yüksek tansiyonu ne anlama geldiğini vücutta tansiyon dediğimiz,.. tamamı için tıklayınız.

 Evet yüksek tansiyon üzerine konuşacağız daha doğrusu yüksek tansiyonu insan vücudu üzerindeki olumsuz etkilerini ve ilaçların bunları önlemedeki başarısını ve sınırlarını ifade etmeye çalışacağım. Bir önceki videoda yüksek tansiyonu ne anlama geldiğini vücutta tansiyon dediğimiz, asıl bu kan basıncı olayının ne olduğunu izah etmiştim. Eğer daha geniş açıklama isterseniz ' kan basıncı nedir, neyi ifade eder'  bir önceki videoyu seyretmenizi rica ediyorum. Şimdi kan basıncı arttığı zaman, elbette vücut üzerinde ciddi bir yük meydana getiriyor özellikle en hayati  organımız olan kalp üzerinde ve damarlar üzerinde, özellikle de beyin damarları üzerinde oldukça ciddi bir yük meydana  getiriyor, İlaçlar kılcal damarları genişleterek, yada kalp atım hızını kontrol ederek, yada böbreklerin süzme gücünü artırarak, kan basıncını kontrol etmede oldukça başarılıdır. Fakat bunların hepsini birlikte kontrol etmeleri imkansız. Böyle bir şeyi ancak beynin kendisi yapabilir. Yani bir taraftan böbrekleri kontrol eder, bir taraftan kılcal damarların genişliğini düzenler, bir taraftan kanın akışkanlığı üzerinde etkili olan kana salar, diğer taraftan böbreklerin süzme gücünü ayarlar değiştirir. Bağırsaklardan emilen madde miktarını belirler tuzu az alır yada çok alır gibi, eğer biz beynin kan basıncı üzerindeki  ilgisini algısını yeniden düzenleyebilirsek aslına uygun şekilde o zaman bunların hepsini birlikte herhangi bir ilaç kullanımına gerek kalmaksızın düzenleyecektir. Bizim zaten istediğimizde bu. Akupunkturdan beklediğimizde bu akupunkturu ilaçların doğrudan bir alternatifi olarak değil, akupunkturu yaşamsal fonksiyonları yeniden düzenlemek için kullanmamız gerekiyor. Ve biz yüksek tansiyonla ilgili olarak yaptığımız destek tedavisinde tamda bunu yapıyoruz. Yani bir taraftan böbrek fonksiyonlarını, diğer taraftan bağırsakların çalışmasını kalbin hızını ve kalbin kasılma gücünü damarların genişliğini damarlara emilen madde miktarını böbreklerden atılan tuz miktarını bunların hepsini birlikte olması gereken şekilde dengeleyebiliyoruz ve bu dengeleme ilaçlar da olduğu gibi sadece geçici sadece kullanıldığı yapıldığı zaman değil, çoğu zaman ömür boyu devam eden etkiler halinde kendini gösteriyor.

Hipertansiyon ve Akupunktur

Yüksek tansiyonun tedavisini anlatmadan önce vücudumuzdaki kan basıncı dediğimiz hayati öneme sahip olan gerçekliğin ne olduğunu anlatmaya çalışalım. Kan basıncı nedir mekanizması nasıl çalışır; önce bundan bahsedelim buna şimdi bir örnekleme yapacağım, elastik bir hortum alalım elimize elastik.. tamamı için tıklayınız.

Yüksek tansiyonun tedavisini anlatmadan önce vücudumuzdaki kan basıncı dediğimiz hayati öneme sahip olan gerçekliğin ne olduğunu anlatmaya çalışalım. Kan basıncı nedir mekanizması nasıl çalışır; önce bundan bahsedelim buna şimdi bir örnekleme yapacağım, elastik bir hortum alalım elimize elastik hortumu bir su motoruna bağlayalım, su motorunun girdisine ve çıktısına daire haline getirerek elastik hortumu motora entegre edelim, sonra bu elastik hortumu orta bir yerinden keselim, buraya böyle mikro incecik kılcal geçişler bağlayalım bir sürü kılcal geçişten geçtikten sonra tekrar diğer borunun ucuna geçebilsin bizim bu sistemin içindeki sıvı ve sonra motoru çalıştırmaya başlayalım, bu sistemin içerisindeki sıvı basıncını ölçecek bir mekanizmada koyalım, bir alette koyalım, sistemin önünde ve arkasındaki basıncı ölçe bilelim böylece motorun önündeki basıncı ölçebilelim. Biz motoru güçlü bir şekilde çalıştırdığımız zaman bu ana boruyu bölerek yapmış olduğumuz kılcal sistemden suyun geçişi motora itaat edemeyeceği için motorun önündeki basınç artacaktır sonra bu motoru kapatalım açalım, kapatalım açalım yani bizim meydana getirdiğimiz basınç elastik hortumda bir şişme meydana getirecek motorun kapandığı dönemlerde bu elastik özellikten kaynaklanan takviyeyle sistemden o kılcal sistemden sıvı geçmeye devam edecektir, eğer biz sıvının yoğunluğunu arttırırsak yani içerisine su değilde mesela koyu şekerli su koyacak olursak kılcal sistemden sıvının geçişi yavaşlayacağı için motorla kılcal sistem arasındaki   bölümde sıvı basıncı artacaktır.
Yine buna bir süzme mekanizması da kuralım yani bu sıvı bir süzgeçten geçsin oradan bazı kısımları elimine edilsin işte buda vücudumuzdaki böbrek meselesine örnektir. Bu bahsettiğim örnekteki motor kalbi anlatır, kılcal sistem vücuttaki tüm kılcal damarlardır ve ana hortumda bizim vücudumuzdaki ana toplar damarlardır ve ana atar damarlardır. Bizim vücudumuzdaki kan basıncı bir sürü parametreyle bir sürü ölçme yöntemi ile ölçülür ve dengelenir. Kalp, kalbin atım gücü, kalbin kasılma gücü oldukça etkilidir, kılcal sistemin genişliği oldukça önemlidir, damarların elastikiyeti önemlidir, dolaşan kanın akışkanlığı önemlidir ve yine çok önemli bir faktör daha böbrekler, onun süzme gücü yine aynı şekilde önemlidir. Sisteme dahil olan maddelerde önemlidir, örneğin tuzu fazla aldık aldığımız bu fazla tuzu gereken ölçüde sulaya bilmek için kan su tutacaktır ve dolaşan sıvı miktarı artacaktır haliyle kan basıncı yine yükselecektir. Kılcal damar sistemi eğer darsa kalp ile kılcal damar arasındaki bölgede yani atar damarlarda kan basıncı yükselecektir. Eğer kan gereğinden fazla kalınsa şekilli elemanlar fazlaysa o zaman kılcal sistemden kanın geçişi yavaşlayacağı için basınç yine yükselecektir. Eğer kalp gereğinden hızlı atış yapıyorsa, çarpıntı varsa kasılma gücü çok yüksekse, kan basıncı yine yükselecektir. İşte bu bahsettiğim mekanizmaların hepsinin üzerinde etkilidir akupunktur
yani akupunktur tedavisine girdiğiniz zaman; hem kalbinizin kasılma gücü, hem kılcal damar özelliği, hem kanın akışkanlığı, hem böbreklerin süzme gücü bunların hepsi birlikte normalize edilmeye çalışılır normal seviyeye getirmeye çalışılır ama ilaç tedavisi uygulandığında ya sadece kalbin kasılma gücü yada kılcal damar geçiş genliği üzerinde etkili olan ilaçlar kullanılır. En etkili ilaçlar bu ikisini birlikte tedavi etmeye çalışan, düzenlemeye çalışan ilaçlardır. Yine bu noktadan baktığımız zaman biz yüksek tansiyon problemini bir hastalık olarak değil bir sistemik bir sonuç olarak ele almamız lazım sistemik hataların toplamının sonucudur yüksek tansiyon bir hastalık değildir, aynı yüksek ateş gibi yüksek ateş hastalığı olmaz olamaz yüksek tansiyonda bir hastalık değil yine aynı şekilde sistemde var olan bir çok parametrenin bir çok faktörün ortak hatasının yada çalışma kusurunun neticesi olarak görülmelidir. Peki akupunktur yüksek tansiyon tedavisi üzerinde yeterince etkili midir? Uzun vadede evet biz akupunktru ilaçlara bir alternatif olarak kullanmıyoruz. İlaç tedavisi kendi başına devam eder biz akupunkturu; sistemde var olan kusurları hepsinin gerçekten olması gereken seviyeye gelmesi için kullanıyoruz ve bu noktada akupunktur tahmin ötesi başarılıdır. Sonra sizin diğer doktorunuz ilaç tedavisini düzenleyen doktorunuz sizin ilaçlarınızı gereksiz gördüğü için azaltacaktır. Zaten sizin kan basıncınızın normale doğru yürümesi onları da bu noktada cesaretlendirecektir. Bizim tedavimiz genellikle on iki ile yirmi seans arasında olur yani akupunktur tedavisi en az on, on iki seans yapılır. Genellikle bir kür tedavisi yirmi seansı genellikle geçmez. Tedavi sık başlar seyrek devam eder haftada üç seansla başlanır, dörtle başlanır haftada iki seansla sonra haftada bir seansa inilir, daha sonra aylık tedaviler yada bir yıl kadar sonra bir destekleme tedavisi bir yada iki kez yapılır ondan sonra çok fazla bir şeye gerek kalmaz hepimize geçmiş olsun.

A A
Her hakkı mahfuzdur © 2008 Akuterapist
Tasarım deSen