Türkçe | English
Ara
Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi, No.60 Göztepe/Kadıköy/İstanbul info@akuterapist.com Tel:+90(216) 360 7303

Birinci Bölüm

Bu bölümde akupunkturla ilgili genel videolar  ve zayıflama ile ilgili videolar yer almaktadır.tamamı için tıklayınız.

Bu bölümde akupunkturla ilgili genel videolar  ve zayıflama ile ilgili videolar yer almaktadır.

Zayıflama ve Akupunktur I

Merhabalar bugün ki konumuz zayıflama ve elbetteki akupunktur. Akupunkturun zayıflama üzerindeki etkilerinden bahsetmeden önce zayıflama tedavisine ihtiyaç duymamıza sebep olan asıl şey kilo. Kilo sorununu birazcık konuşalım. Bunun arkasında neler vardır? Kilo probleminin arkasında genellikle ya yeme bozukluğu yada aldığımız.. tamamı için tıklayınız.

Merhabalar bugün ki konumuz zayıflama ve elbetteki akupunktur. Akupunkturun zayıflama üzerindeki etkilerinden bahsetmeden önce zayıflama tedavisine ihtiyaç duymamıza sebep olan asıl şey kilo. Kilo sorununu birazcık konuşalım. Bunun arkasında neler vardır? Kilo probleminin arkasında genellikle ya yeme bozukluğu yada aldığımız enerjiyi harcama ile ilgili sorun vardır her ikisi birlikte vardır. Yani ya giren enerji fazladır, yada harcanan enerji azdır ki içeride birikmeye sebep olmuştur yada bu sorunların her ikisi bir araya gelmiştir. O zaman daha büyük sorunlara yol açar. Yeme bozukluğu evet çoğu zaman stres kökenli .İçinde yaşadığımız şehir hayatının sonuçları, şehir hayatı insan doğasına insanın varoluşuna çok uygun bir ortam değil. Şehir aslında büyükçe bir kafes gibi her birimiz için siz ormanda yakaladığınız bir kaplanı, bir çıtayı kafese koyduğunuzda ne yaşarsa biz şehir hayatında çoğu zaman onu yaşıyoruz. Daracık bir alandayız hareket imkanımız oldukça az örneğin ben bu oda içerisinde ne kadar hareket edebilirim? Çoğunluğumuz modern mağaralar gibi bir odanın içerisine hapsolmuş durumdayız asansöre biniyoruz, iniyoruz, araç kullanıyoruz, yiyecekleri marketten alıyoruz oysa insan; insanın doğası varoluşu yiyeceği toprağı kaz çıkar, av peşinde koş, ağaca tırman meyve topla yani hareket ettikten sonra yiyeceğe ulaşma üzerine kurulu. Biz az hareket edip çok yemeğe başladığımız zaman bizim vücudumuzda bir şeyler çığırından çıkmaya başlıyor . Özellikle insülin metabolizması; insülin fazla salgılanmaya başladığı zaman tatlıya ve yiyeceğe olan ihtiyacı arttırır. Biz oturduğumuz yerden etrafımıza ne yiyebiliriz diye bakınmaya başlıyoruz. Hareket etmeden yeme. İşte zaten yeme bozukluğu olan problem budur. Harcamaya gelince oda şehir hayatının işte sunduğu imkanlar içerisinde ne kadar hareket edebiliyoruz? Oldukça az, harcamada az. Bu sefer vücudumuzda hastalıklı bir birikim meydana geliyor sırtımızda kaba tabirle, damacana ile dolaşmaya başlıyoruz. Yirmi kilo bir ağırlık az bir ağırlık değildir. Bir insanın olması gereken kilosu mümkün mertebe boyunu geçmemelidir. Yani mesela; bir yetmiş boyundaki bir insan için maksimum kilo yetmiş civarında olmalıdır. Oysa şehir hayatında yaşayan biz insanların kilosu çoğu zaman bu rakamı geçiyor. Ne kadar geçerse işte vermemiz gereken kiloda o kadar artıyor. Akupunktur peki bu problem üzerinde ne kadar etkili olabilir? Bizim yapmamız gereken şey az yemek ve çok hareket etmek değil mi esasında , kilo vermenin asıl yolu bu değil mi? Evet kilo vermenin asıl yolu az yemek ve çok hareket etmek. Akupunktur tam da bunu imkan verir. Yani sizin yorgunluğunuzu azaltarak hareket etme ihtiyacınızı, isteğinizi artırır. Sizin yeme isteğinizi azaltarak, yiyecek karşısında frene basma gücünüzü artırır. Böylece daha fazla harcayarak daha az yiyerek size kilo verme yolunu kolaylaştırır. Doğrudan kilo verme yöntemi değildir. Doğrudan kilo verme yöntemi, az yemek çok harcamaktır. Akupunktur bunu rahatlıkla yapmanızı, başarmanızı sağlar. Akupunktur tedavisine başladıktan çok kısa bir süre sonra, yorgunluğunuz azalır, sabahları insan yataktan kalktığında uyandığında hissettiği yorgunluk -eğer depresif bir yorgunluk değilse- yani aşırı mutsuzluktan kaynaklanan bir yorgunluk değilse çoğu zaman sistemin yavaş işlemesinden kaynaklanan bir yorgunluktur. 

Zayıflama ve Akupunktur II

Yavaşlık dediğimiz zaman biz çoğu zaman sindirim sistemindeki yavaşlığı anlıyoruz Toplum olarak. Oysa metabolizma vücudun içerisindeki tüm faaliyetlerdir. Hatta hücre içerisindeki faaliyetleri ifade eder ve buradaki yavaşlıktır. Hücre içerisindeki mitokondri -yani enerji harcayan odacıklarda ki -.. tamamı için tıklayınız.

Yavaşlık dediğimiz zaman biz çoğu zaman sindirim sistemindeki yavaşlığı anlıyoruz Toplum olarak. Oysa metabolizma vücudun içerisindeki tüm faaliyetlerdir. Hatta hücre içerisindeki faaliyetleri ifade eder ve buradaki yavaşlıktır. Hücre içerisindeki mitokondri -yani enerji harcayan odacıklarda ki - faaliyetler azaldığı zaman metabolizma yavaşlar harcadığımız enerjide azalır haliyle. Akupunktur bu faaliyetleri arttırmada son derece başarılı yani sizin bir anlamda harcadığınız enerji, vücut ısınız, heyecanınız bir tık yukarıya doğru çıkıyor böylece oturduğunuz yerde harcadığınız enerjide  artıyor hareket ettiğiniz zaman hareket kabiliyetiniz de artıyor. İkincisi, yeme içme üzerindeki istekleri düzenlemede başarılıdır akupunktur.Tabi bunun üzerinde çok fazla çalışma yapılıyor yapılmaya devam edecek ama benim şahsi kanaatim özellikle tiroid fonksiyonlarını ve insülin metabolizmasını akupunktur olumlu yönde etkiliyor yani olması gereken o orjinal haline davet ediyor ve siz aldığınız enerjiyi rahat bir şekilde harcadığınız içinde tekrar enerji ihtiyacı hissetmiyorsunuz dışarıdan enerji almaya ihtiyaç duymuyorsunuz. Yani özetle akupunktur, sizin iştahınızı azaltarak yeme , içme üzerindeki kontrolünüzün  artmasına ve yorgunluğunuzu azaltarak rahatlıkla spor yapabilmenize imkan tanır, bunları kolaylaştırır, böylece kilo verme süreci başlar ne kadar devam edeceği tedavinin, sizin vermeniz gereken kiloya bağlıdır. Onun için net bir seans sayısı yoktur. Seanslar haftada iki sefer uygulanır haftada iki sefer yapmak yeterli ve başarılı bir yöntemdir. Ortalama kilo verme hızınız haftada yüzde bir, ayda yüzde dört civarındadır. Diyelim ki seksen kiloluk bir insanın kilo vermek istediğini varsayalım; dört *sekiz= otuz iki ,aylık kilo verme miktarı , üç kilo iki yüz gram, - üç kilo ile üç buçuk kilo gram arasında - olacaktır. Ve bu yeterli olan doğru olan bir kilodur. Bundan daha fazlası -insanlar genellikle daha hızlı kilo vermek isterler-  sağlıklı değildir. Ve aynı zamanda da bazı açılardan suçtur. Böyle bir alana girmemek lazım. Ayda yüzde dört, yüzde beş civarındaki bir kilo verme hızına razı olmanız gerekiyor. Öyle ise  seksen kilo olan bir insanın, diyelim ki altmış sekiz kiloya inmek istediğini varsayalım ayda üç dört kilogram arasında verecek öyle ise tedavi süresi üç, dört ay civarında olacaktır.

.

Akupunktur ile Genç Kalmak I

Akupunkturla sadece genç kalmak değil, hatta bir parça gençleşmekte mümkün. Çünkü yaşadığımız hayat, serüven bizi yorar yaşımızdan daha fazla bir yorgunluk hissederiz genellikle özellikle şehir hayatında. Akupunktur, bu etkiyi azaltarak bizi aynı.. tamamı için tıklayınız.

Akupunkturla sadece genç kalmak değil, hatta bir parça gençleşmekte mümkün. Çünkü yaşadığımız hayat, serüven bizi yorar yaşımızdan daha fazla bir yorgunluk hissederiz genellikle özellikle şehir hayatında. Akupunktur, bu etkiyi azaltarak bizi aynı zamanda hazır bulunduğumuz zamanın gerisine de çevirir. Otuz beşten otuza, yirmi beşten yirmiye yanaşmak akupunkturla mümkündür. Akupunktur hücresel seviyede bir  canlanma meydana getirerek oradaki yaşlanmayı da azaltır. Zihin faaliyetlerimizde canlanma meydana getirerek yılların meydana getirdiği unutkanlık gibi etkileri azaltır. Yani akupunktur bizi adım adım geriye doğru vücudumuzun ve genetik yapımızın elverdiği ölçüde adım adım geriye doğru çevirir.

 

Akupunktur ile Genç Kalmak II

Yaşlanma, derler ki tıpta doğumla birlikte başlar.  Önce göz merceğimiz yaşlanır ilk yaşlanan göz merceğidir, onun ardından cildiniz yaşlanmaya başlar küçük küçük buruşukluklar meydana gelir yıllar arttıkça bu etki artar. Ardından beyin hücrelerimizde bir yorulma.. tamamı için tıklayınız.

Yaşlanma, derler ki tıpta doğumla birlikte başlar.  Önce göz merceğimiz yaşlanır ilk yaşlanan göz merceğidir, onun ardından cildiniz yaşlanmaya başlar küçük küçük buruşukluklar meydana gelir yıllar arttıkça bu etki artar. Ardından beyin hücrelerimizde bir yorulma başlar, unutkanlık gelir. Akupunktur , bunların hemen hemen tamamını geriye doğru davet eder. Cildimiz gerginleşir akupunkturla, -doğru şekilde yapılan akupunkturla-  unutkanlığımız azalır, zihinsel faaliyetlerimiz artar, canlılığımız artar, yer çekimini daha az hissederiz yani, bacaklarımız da ki yorgunluk azalır, belimiz kendiliğinden daha dik durmaya başlar. Çünkü akupunktur bizi geriye doğru davet ederek, gençleşmeye doğru davet ederek yol alır. Artan her seans bu etkiyi bir parça daha arttırır.

Elektro Akupunktur

Geleneksel akupunkturda, altın yada gümüş iğne tercih edilir. Uyarmak istediğiniz yere altın iğne batırırsınız, baskılamak istediğiniz yere de gümüş iğne batırırsınız. Biz modern akupunkturda altın yada gümüş iğne  tercih etmiyoruz, onun yerine tek kullanımlık çelik.. tamamı için tıklayınız.

Geleneksel akupunkturda, altın yada gümüş iğne tercih edilir. Uyarmak istediğiniz yere altın iğne batırırsınız, baskılamak istediğiniz yere de gümüş iğne batırırsınız. Biz modern akupunkturda altın yada gümüş iğne  tercih etmiyoruz, onun yerine tek kullanımlık çelik iğne  takıp her seferinde atıyoruz iğnemizi. Geleneksel akupunkturdaki altın yada gümüş etkisini meydana getirmek içinse elektriği kullanıyoruz. Elektriğin pozitif kutbunu altın etkisi oluşturup uyarmak için, negatif kutbunu ise gümüş etkisi  oluşturup baskılamak için tercih ediyoruz. Bizim modern akupunkturda kullandığımız elektriğin geçmişte kullanılan altın yada gümüşe oranla bir üstünlüğü de var. Defalarca uyarı meydana getirerek  bu imkanı veriyor bize elektrik. Biz akupunkturun hasta üzerinde beklediğimiz etkisini artırabiliyoruz elektrikle.

Kronik Rahatsızlıklar Nasıl Oluşur?

Canlı yaşamı duygulanım ve cevap üzerine kuruludur. Hatta buna bir ek daha rahatlıkla yapabilirim. Algı bedenden, duyularımızdan, parmak uçlarımızdan gözlerimizden, kulaklarımızdan merkezi sinir sistemine doğru. Duygulanım merkezi sinir sisteminde. Cevap yeniden vücudumuzda. Bu doğru işlediği sürece biz kendimizi rahat.. tamamı için tıklayınız.

Canlı yaşamı duygulanım ve cevap üzerine kuruludur. Hatta buna bir ek daha rahatlıkla yapabilirim. Algı bedenden, duyularımızdan, parmak uçlarımızdan gözlerimizden, kulaklarımızdan merkezi sinir sistemine doğru. Duygulanım merkezi sinir sisteminde. Cevap yeniden vücudumuzda. Bu doğru işlediği sürece biz kendimizi rahat hissederiz yeri gelir heyecanlanır zıplarız, yeri gelir üzülür ağlarız, yeri gelir yoruluruz uyuruz. hücresel anlamda yorulduğumuz zaman tükenmeye başladığımız zaman algı bozulur, duygulanım bozulur ve cevap yetersizleşir. İşte hastalıklar burada kendini göstermeye başlar. Algı bozulduğu zaman yani, ben tadı doğru alamazsam yediğim yemekten lezzet alamam girdiğim ortamdaki  havayı doğru algılayamıyorsam oradaki oksijen yada serinlik beni mutlu etmez. Duygulanım bozulursa vertigo, yani kaslarımdan gelen bilgi ile kulağımdan, gözümden gelen bilgi örtüşmez ise vertigo oluşmaya başlar oluşmaya başlar. Algı bozulur ise duygulanım bozulur ben kendimi mutsuz hissetmeye başlarım. Duygulanım bozulduğu zaman tepki bozulur zaten ona cevap verecek olan kaslarımda yorulmuştur yerimden kalkmak istemem susarım ama uzaktan bakarım uykum gelir beynimde kıyamet kadar bilgi iç içe cereyan ediyordur. Uyuyamam uyumak istemem yorgunluğuma cevap olarak gelmesi gereken uyku çok uzaklarda bir yerlerde bekler. Akupunktur hücresel canlılığı artırarak hem algıyı düzeltir hem duygulanımın merkezi olan beyindeki hücreleri canlandırarak duygulanımı olması gereken  şekle çevirir.Hemde benim kaslarımı, vücudumdaki hücrelerimi canlandırarak cevabı açık ve gerçekten hemen tetiklenebilir hale getirir. Akupunktur beni uyarılma olaraktan rahat uyarılır, cevap olaraktan rahat cevap verir, dinlenme esnasında da gerçekten dinlenebilir hale getirir. Bunun altında yatan şey hücresel canlılığı güzel bir şekilde artırmasıdır.

Şehir Sendromu

Semptomlar yani bulgular bütünüdür şehir sendromu. İçerisinde; yorgunluk, unutkanlık, zihinsel aşırı uyarılmışlık, tedirginlik... bunlar bir araya gelerek yavaş yavaş hastalıklara dönüşmeye başlar. Bu taraftan depresyon gelir, öbür taraftan anksiyete, öbür taraftan obsesyon, bedensel.. tamamı için tıklayınız.

Semptomlar yani bulgular bütünüdür şehir sendromu. İçerisinde; yorgunluk, unutkanlık, zihinsel aşırı uyarılmışlık, tedirginlik... bunlar bir araya gelerek yavaş yavaş hastalıklara dönüşmeye başlar. Bu taraftan depresyon gelir, öbür taraftan anksiyete, öbür taraftan obsesyon, bedensel açıdan tükenmişlik sendromu, ve psikosomatik hastalıkların büyük bir kısmı migren, gastrit....şuan aklıma gelmeyen onlarca şey oturup düşünecek olsam bu meselenin içerisine rahatlıkla sığdırabilirim. Köydeki insanların acaba anksiyeteyi düşünelim: şehirdeki insanlarla köyde yaşayan insanları biz anksiyete açısından taramaya alacak olsak oran hangisinde aşırı baskın görülür? Unutkanlık, zihinsel berraklık.. Çünkü insan doğası: evet bir taraftan okumayı, düşünmeyi gerektirirken buna rahatlıkla uyum sağlaya bilecekken diğer taraftan  da bedensel açıdan yorulmayı gerektirir. Şehir hayatı bizden bunu alarak bedensel yorulmayı alıp yerine aşırı zihinsel uyarılmayı ekleyerek bizim dengemizi bozup ruhsal ve bedensel anlamda  çatlamamıza sebep olmuştur. Bu bütünlüğün yeniden sağlanması gerekir, işte  akupunktur burada devreye giriyor.

Psikosomatik Rahatsızlıklarda Akupunktur

Şehir hayatının etkisi ile meydana gelen yada yaşanan tranvaların neticesinde oluşan bu  bedensel ve ruhsal parçalanmışlık bir çok psikosomatik hastalığın oluşmasına sebep olur. Bunların içerisinde çok iyi bildiklerimiz vardır;  migren gibi egzama gibi daha az bildiklerimiz vardır.. tamamı için tıklayınız.

Şehir hayatının etkisi ile meydana gelen yada yaşanan tranvaların neticesinde oluşan bu  bedensel ve ruhsal parçalanmışlık bir çok psikosomatik hastalığın oluşmasına sebep olur. Bunların içerisinde çok iyi bildiklerimiz vardır;  migren gibi egzama gibi daha az bildiklerimiz vardır sedef hastalığı gibi bazı çok uzak problemler vardır  bunlar doğrudan psikosomatik değildir çok bedenseldir ama duygulanımlar onların artmasına sebep olur. romatizma gibi astım gibi gastrit gibi bunların hemen hemen tümünde akupunktur tahmin ötesi başarılıdır. Bir kısmının tamamen iyileşmesine yardımcı olur bir kısmının ise etkilerini azaltır, sonuçlarını ciddi derecede  kabul edilebilir hale getirir.

Niçin Akupunkturu Tercih Etmeliyiz?

Vücuda zarar vermeksizin güzel sonuçlar elde etmek istiyorsak akupunkturu tercih etmeliyiz. Çünkü akupunktur, vücuda zarar verme potansiyeli olmadığı halde vücudu aslına orjinaline yıllar önceki o güzel çalışan haline davet etmede sonderece başarılıdır. tamamı için tıklayınız.

Vücuda zarar vermeksizin güzel sonuçlar elde etmek istiyorsak akupunkturu tercih etmeliyiz. Çünkü akupunktur, vücuda zarar verme potansiyeli olmadığı halde vücudu aslına orjinaline yıllar önceki o güzel çalışan haline davet etmede sonderece başarılıdır.

Akupunkturda önemli olan nedir?

Akupunkturda, önemli olan vücudun genelini etkileyen her ne ise ortam sıcaklığı, yada suyun içerisinde iseniz suyun basıncı, -vücudun her tarafını etkileyene oranla farklı bir etki- bu etki eğer ortam sıcaklığından daha soğuk bir şey kullanıyorsanız o da olabilir ortam sıcaklığından daha sıcak.. tamamı için tıklayınız.

Akupunkturda, önemli olan vücudun genelini etkileyen her ne ise ortam sıcaklığı, yada suyun içerisinde iseniz suyun basıncı, -vücudun her tarafını etkileyene oranla farklı bir etki- bu etki eğer ortam sıcaklığından daha soğuk bir şey kullanıyorsanız o da olabilir ortam sıcaklığından daha sıcak bir şey kullanıyorsanız etki meydana getirmek için  o da olabilir küçük bir iğne batması acısı da olabilir bunların hiçbirine tahammül edemeyen biri için - iğneye, ısıya...- lazerin ışığı da olabilir. Vücuda hiçbir zarar vermeyen lazer ışığını, akupunkturda biz iğne tedirginliği olan insanlar özellikle de çocuklar için  başarıyla kullanıyoruz.

Neden Akupunktur?

İlaçla ilgili şöyle bir ifade kullansam çok mu ağır olur? İlaç kimyasal bir bıçaktır. Bıçak vücudumuza nasıl girerse ilaçta aynı şekilde girer. Sadece bunu görünmez mikro düzeyde yapar. Neden kimyasal bir bıçaktır çünkü hiç bir ilaç bizim.. tamamı için tıklayınız.

İlaçla ilgili şöyle bir ifade kullansam çok mu ağır olur? İlaç kimyasal bir bıçaktır. Bıçak vücudumuza nasıl girerse ilaçta aynı şekilde girer. Sadece bunu görünmez mikro düzeyde yapar. Neden kimyasal bir bıçaktır çünkü hiç bir ilaç bizim vücudumuz açısından tanınan bilinen bir madde değildir yabancıdır. İlaçla ilgili şöyle bir ifade kullansam çok mu ağır olur. İlaç kimyasal bir bıçaktır. Bıçak vücudumuza nasıl girerse ilaçta aynı şekilde girer. Sadece bunu görünmez mikro düzeyde yapar. Neden kimyasal bir bıçaktır çünkü hiç bir ilaç bizim vücudumuz açısından tanınan bilinen bir madde değildir yabancıdır. Yabancı olan madde girdiği zaman vücut buna karşılık gardını almak noktasında kendini savunmak noktasında savunmasızdır. Bu nedenle ilaç kimyasal bir bıçaktır.

Stres

Sitres; bir bozukluk değildir hayatımızın devamı için son derece gerekli bir mekanizmadır. Ama şehir hayatında değil. Bizim varoluşumuz şehir hayatına uygun mu bu son derece farklı bir konu ciddi bir tartışma gerektirir şimdi ona girmeyelim. Ormandaki bir kaplanı ele alalım, kaplan ceylanı görmüş olsun göz bebekleri.. tamamı için tıklayınız.

Sitres; bir bozukluk değildir hayatımızın devamı için son derece gerekli bir mekanizmadır. Ama şehir hayatında değil. Bizim varoluşumuz şehir hayatına uygun mu bu son derece farklı bir konu ciddi bir tartışma gerektirir şimdi ona girmeyelim. Ormandaki bir kaplanı ele alalım, kaplan ceylanı görmüş olsun göz bebekleri büyür, kan dolaşım hızı artar, kan basıncı artar, mide asit salgısı artar, kaplan şuan için ceylana saldırmaya hazırdır ceylanında onu fark ettiğini varsayalım ceylanın kalp atım hızı artar kan basıncı artar kaslarındaki glikojen, glikoza çevrilir kana salınır kandaki glikoz seviyesi bir miktarcık yükselir ceylanda kaçmaya hazırdır şimdi  kaplan kovalar ceylan kaçar o kovalarken, ceylan kaçarken kana salınan o maddeler bertaraf edilir harcanır ama biz şehir hayatındayken yan yana konulmuş kafeslerdeki kaplanlar ve ceylanlar gibiyiz.Ceylanı fark ediyoruz kovalayamıyoruz ceylan kaplanı fark ediyor ceylan olduğumuzu var sayalım kaçamıyoruz öfkeleniyoruz saldıramıyoruz. Öfke altında kalıyoruz kaçamıyoruz bunun günde defalarca tekrarlandığını düşünelim çünkü ormandaki kaplan yada ceylan belki haftada bir sefer iki sefer karşı karşıya gelirler ama biz şehirdeki ceylanlar yada kaplanlar defalarca karşı karşıya gelip - bir gün içerisinde- hiç bir şey yapamadan tekrar evimize dönüyoruz bu durum sitres mekanizmasının sürekli olarak tahrik edilmesi ve karşılığını bulamadan tekrar yerine oturması bu mekanizmanın tahrip olmasına sebep olur sitres bozukluğu tanımı kavramı budur artık biz stres altında kalmaksızın yani kaplan görmeksizin yada ceylanı farketmeksizin kanımızda adrenalin seviyesi artar, göz bebekleri büyür, kalp atım hızı artar kendimizi bir anda panik içerisinde buluruz stres bozukluğu kah gelir panik bozukluk olur şu tarafa döner aksiyete olur psikolojik rahatsızlıkların büyük bir kısmına zemin hazırlar.

Akupunkturun Gücü

Akupunktur gerçekten bir sabır işidir. Sabırla yürünürse tahmin ötesi sonuçlar alabilirsiniz.Bir çok rahatsızlıkla ilgili olarak yardım sunabilir ama seans seans biri diğerinin üzerine eklenerek ve birbirinin etkisini kuvvetlendirerek aynı bir tranplende zıplamak gibi nihayet duvarın üzerini.. tamamı için tıklayınız.

Akupunktur gerçekten bir sabır işidir. Sabırla yürünürse tahmin ötesi sonuçlar alabilirsiniz.Bir çok rahatsızlıkla ilgili olarak yardım sunabilir ama seans seans biri diğerinin üzerine eklenerek ve birbirinin etkisini kuvvetlendirerek aynı bir tranplende zıplamak gibi nihayet duvarın üzerini aşabileceğiniz gücü oluşturur ve o güç rahatsızlıkla mücadelenizde muhteşem inanılmaz bir katkı sağlar. Kullandığınız ilaç düzeyleri azalır, bazen ilaçlar ortadan kalkar, tedavi edilemez diyerek görülen kronik hastalık olarak ifade edilen bir çok rahatsızlık sadece hastalık oluverir.

Akupunkturun bu gücünü sınamanız da ciddi bir fayda var.

Çok Eski Bİr Yöntem Akupunktur

  Akupunktur eski bir yöntem, eskime ihtimali olmayan bir yöntem aynı su içmek gibi, havayı oksijeni solumak gibi çünkü bizim varlığımızla bütünleşen ona aykırı olmayan bir yöntem ona hiç bir rahatsızlık vermeden, zarar vermeden onu tekrar eski haline orjinaline  davet eden bir.. tamamı için tıklayınız.

 

Akupunktur eski bir yöntem, eskime ihtimali olmayan bir yöntem aynı su içmek gibi, havayı oksijeni solumak gibi çünkü bizim varlığımızla bütünleşen ona aykırı olmayan bir yöntem ona hiç bir rahatsızlık vermeden, zarar vermeden onu tekrar eski haline orjinaline  davet eden bir yöntem daha  iyisini büyük ihtimalle insan uygulamayacak.

Hastalanmadan Önce Akupunktur

Akupunkturun savunma sistemi üzerindeki etkileri kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalar akupunktur tedavisi başladıktan sonra akyuvar sayısında artış olduğunu göstermiştir. Antikor seviyelerinde artış olduğunu ortaya koymuştur. Akupunkturun hastalıkları önlemede başarılı olabileceğini rahatlıkla.. tamamı için tıklayınız.

Akupunkturun savunma sistemi üzerindeki etkileri kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalar akupunktur tedavisi başladıktan sonra akyuvar sayısında artış olduğunu göstermiştir. Antikor seviyelerinde artış olduğunu ortaya koymuştur.

Akupunkturun hastalıkları önlemede başarılı olabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sindirim Sistemi

Sindirim sistemi, ağızda başlar. Haliyle sindirim de ağızda başlar. Yiyeceğimizi ağzımıza koyduğumuz zaman dişlerimiz vasıtasıyla öğütülür, parçalanır sindirime hazır hale getirilir ilk aşama öğütmedir. Bu esnada ağızda tükürük enzimleri salgılanır onun.. tamamı için tıklayınız.

Sindirim sistemi, ağızda başlar. Haliyle sindirim de ağızda başlar. Yiyeceğimizi ağzımıza koyduğumuz zaman dişlerimiz vasıtasıyla öğütülür, parçalanır sindirime hazır hale getirilir ilk aşama öğütmedir. Bu esnada ağızda tükürük enzimleri salgılanır onun içerisindeki maddeler yiyeceğin içerisindeki  çatıyı yavaşça parçalamaya başlar karbonhidratların sindirimi ağızda başlar, sonrasında yiyecek yemek borusu vasıtasıyla midemize indirilir, midemizde ki yoğun asit ve midenin devamlı hareketleri ile yiyecek yavaş yavaş asite maruz bırakılarak yapısı tamamen çökertilir pelte haline getirilir. Bu işlem yaklaşık bir buçuk iki saat kadar sürer. Bundan sonra yiyecek pilor denilen kanal vasıtasıyla -mide ile on iki parmak bağırsağı arasındaki kanal vasıtasıyla- ince bağırsağın ilk bölümü olan on iki parmak bağırsağına alınır. Burada ,hem karaciğerden gelen safra enzimleri hemde pankreastan gelen pankreas enzimleri vasıtasıyla yiyeceklerin içerisindeki yağlar ve proteinler parçalanır, yağ asitlerine ve amino asitlere dönüştürülür, emilime hazır hale getirilir. Bu işlem ince bağırsağın ilk bölümünde gerçekleşir. Diğer bölümlerinde ise emilim  hızlı bir şekilde devam eder bu sindirime emilime hazır hale getirilen parçacıklar moleküller emilerek kana alınır. Tabi bu esnada yiyeceğin içeriği büyük oranda sudanda arındırılmıştır ve birazcık katılaşmıştır. İşte bu koyu kıvamlı içerik ince bağırsaktan sonra kalın bağırsağa geçer kalın bağırsakta yavaş hareketlerle ve devamlı emilme ile katılaştırılır ve dışarıya atılacak kıvama getirilir biriktirilir sonrasında da anüs kanalı vasıtasıyla dışarıya atılır.

Sindirim Sisteminde Mide

Sindirim sisteminin en önemli bölümü midedir. Bir zincirin halkaları ne kadar önemli ise hepside önemlidir ama midenin fonksiyonları diğerlerine oranla bir parça daha fazla..Bir kere midemizde çok tehlikeli bir sıvı var- tuz ruhu- hidroklorik asit seviyesi, en şiddetli asit.. tamamı için tıklayınız.

Sindirim sisteminin en önemli bölümü midedir. Bir zincirin halkaları ne kadar önemli ise hepside önemlidir ama midenin fonksiyonları diğerlerine oranla bir parça daha fazla..Bir kere midemizde çok tehlikeli bir sıvı var- tuz ruhu- hidroklorik asit seviyesi, en şiddetli asit seviyesinde bizim midemize gönderdiğimiz yiyecekler midemizde bu asitle karşılaşarak pelte kıvamına gelir. Elbetteki bu asitle karşılaşmada ;  iyice asiti özümseyebilmesi için, emebilmesi için yiyeceklerin ağızda çok iyi çiğnenmiş olması gerekir. İyi çiğnenmeden gönderilen yiyecekler ,midede  asitle tam olarak bir buluşma yaşayamaz ememez asiti ve bu sindirim işlemi orada tümüyle gerçekleşemez. -Gastritin sebeplerinden biridir bu durum-. Midemiz deki bu asit , bu şiddetli asit yiyecekleri pelteye çevirdikten sonra ince bağırsaklara gönderir midenin vazifesi tamamlanmış olur. Midemiz bu esnada sağa sola sürekli hareketlerle yiyecekleri asitle birlikte çalkalar çalkalar olması gereken kıvama getirir. Midemizin fonksiyonu kısaca böyle.

Akupunktur Nasıl Etki Eder

Akupunkturun nasıl etki ettiğini anlatabilmem için beynimizin nasıl çalıştığını anlatmam lazım öncelikle; beynimiz devam eden süre giden şeyleri kapatmaya meyillidir. Örneğin ortamdaki gürültü, ışık şiddeti, giydiğimiz elbise, elbisenin varlığı, bunlar birer uyarandır. Bu uyaranların sürekli devam.. tamamı için tıklayınız.

Akupunkturun nasıl etki ettiğini anlatabilmem için beynimizin nasıl çalıştığını anlatmam lazım öncelikle; beynimiz devam eden süre giden şeyleri kapatmaya meyillidir. Örneğin ortamdaki gürültü, ışık şiddeti, giydiğimiz elbise, elbisenin varlığı, bunlar birer uyarandır. Bu uyaranların sürekli devam etmesi ciddi bir huzursuzluk aksiyete oluşturur bunun meydana gelmemesi için beyin eğer devam ediyorsa bir şey, onu kapatarak tedirginliği ortadan kaldırır. Parmağımızdaki yüzük, ayağımızdaki ayakkabı, giydiğimiz çorap ortamda devam eden sürekli devam eden her şey beyin tarafından normalleştirilir. Bir tedirginlik unsuru olarak algılanmaz ve kapatılır. İşte akupunktur tamda burada kendini gösteriyor. Farklı bir uyaran vücudumuzun tamamına etki edenden farklı bir uyaran meydana getirir akupunktur. Oraya iğne batırırız, dokunuruz, basınç yaparız, yada sıcaklık veririz moxa yöntemi ile, yada lazer ışığı tutarız farklı bir uyarandır. İşte bu farklı uyaranın beyinde bir karşılığı vardır. Eğer bu karşılıklar belli bir anlam etrafında buluşursa bu bizim arzu ettiğimiz istediğimiz şeydir. Akupunkturda bu etkiyi meydana getirmiş oluruz. Eğer tansiyonu düşürmek istiyorsak ona yönelik bir mesaj eğer iştahı kapatmak istiyorsak ona yönelik bir farklı mesaj eğer iştahı açmak istiyorsak ona yönelik bir noktalar bütünü aynen kullandığımız kelimelerdeki  harfler gibi noktaları biz birer girdi olarak kullanır bir anlam etrafında buluşturmaya çalışırız. Bunun makro boyutu var, mikro boyutu var. Makro boyutu vücudumuzdur, vücut  akupunkturudur. Mikro akupunkturda, bunun en bilinen şekli kulak akupunkturudur.
Önemli olan nereden etki ettiğiniz değil ne söylediğinizdir. İkisi de hem vücut akupunkturu hem kulak akupunkturu aynı başarıyla rahatlıkla kullanılabilir.

 

Obezite

Obezite; vücudumuzun taşıdığı yükün, taşıyabileceğinden fazla olmasıdır. Bu yük çok fazla olduğu zaman artık tedavi edilmesi gerekir. Eğer kaslarımız artarsa kaslar yükü taşıdığı için istediği kadar artsın aynı zamanda taşıma kapasitesinin artması anlamına gelir. Fakat yağlar arttığı zaman taşıma.. tamamı için tıklayınız.

Obezite; vücudumuzun taşıdığı yükün, taşıyabileceğinden fazla olmasıdır. Bu yük çok fazla olduğu zaman artık tedavi edilmesi gerekir. Eğer kaslarımız artarsa kaslar yükü taşıdığı için istediği kadar artsın aynı zamanda taşıma kapasitesinin artması anlamına gelir. Fakat yağlar arttığı zaman taşıma kapasitesine  herhangi bir katkıda bulunmaz doğrudan yük oluşturur. Haliyle vücut kitle endeksi bunu eğer basit yöntemle hesaplayacak olursak boyumuzun metre cinsinden karesini alıyoruz, vücut ağırlığımızı o bulduğumuz rakama bölüyoruz. Örnek vereceğim boyumuz iki metre olsun hesap kolay olsun diye söylüyorum ağırlığımızda yüz kilogram olsun ikinin karesi dört , biz yüzü dörde böldüğümüz zaman vücut kitle endeksini buluruz yirmi beş eder. Yirmi ile yirmi beş arası özellikle genç bireyler için normaldir. Yirmi beşle otuz arası,hafif kilodur. Otuzun üzeri obezitedir.

Akupunktur ile Obezite Tedavisi Nasıl Olur ?

Bu soruyu çocukluğumuzla yaşımızın ilerlediği yılı kıyaslayarak cevaplamak istiyorum. Çocukken enerji düzeyimiz yüksektir yeme noktasında seçiciyizdir, sevdiğimiz şeylerden bol miktarda yemek isteriz. Yaşımız ilerledikçe enerji miktarımız azalır, yorgunluğumuz artar, yemedeki seçiciliğimiz azalır her.. tamamı için tıklayınız.

Bu soruyu çocukluğumuzla yaşımızın ilerlediği yılı kıyaslayarak cevaplamak istiyorum. Çocukken enerji düzeyimiz yüksektir yeme noktasında seçiciyizdir, sevdiğimiz şeylerden bol miktarda yemek isteriz. Yaşımız ilerledikçe enerji miktarımız azalır, yorgunluğumuz artar, yemedeki seçiciliğimiz azalır her şeyden fazla miktarda yeme ihtiyacı hissederiz. Akupunktur bizi yaş olarak çocukluğumuza doğru çevirmeye çalışır. Dolayısıyla bizim aynen çocuklukta olduğu gibi yediğimize oranla harcadığımız enerji miktarı artar, vücudumuzda birikmiş olan yağları eriterek kullanmak ister vücudumuz yorgunluğumuz azalır, hareket etmek isteriz dolayısıyla harcadığımız enerji miktarı bir kere daha artar, yeme noktasında seçici davranmaya başlarız, aldığımız kalori miktarı azalır, Bunların bütünü bir araya geldiğinde bizim kilo vermemiz ciddi derecede kolaylaşır.Akupunkturun etkisi budur.

Obezite Akupunktur ile Kalıcı Olarak Tedavi Edilir

Biz akupunktur hekimlerinin en sık karşılaştığı sorulardan biri, 'biz verdiğimiz kiloları geri alır mıyız?' Eğer tedavi doğru şekilde uygulanırsa yani kilo verme yöntemi olarak değil, bir tedavi olarak uygulanırsa bizim iştahımız kalıcı olarak düzelecek yorgunluğumuz yeniden bir problem yaşamadığımız sürece kalıcı olarak.. tamamı için tıklayınız.

Biz akupunktur hekimlerinin en sık karşılaştığı sorulardan biri, 'biz verdiğimiz kiloları geri alır mıyız?' Eğer tedavi doğru şekilde uygulanırsa yani kilo verme yöntemi olarak değil, bir tedavi olarak uygulanırsa bizim iştahımız kalıcı olarak düzelecek yorgunluğumuz yeniden bir problem yaşamadığımız sürece kalıcı olarak azalacaktır. Öyle ise verdiğimiz kiloları da bizim geri alma ihtimalimiz  -tekrar bir travma araya girmedikten sonra bizim yaşantımızı bir problem bölme dikten sonra -evet verdiğimiz kiloları tekrar almayacağız, kalıcı olarak vereceğiz demektir.

Obezite Tedavisi ne Kadar Sürer

. Akupunkturu seanslar halinde yaparız.Genellikle haftada iki seans yapılır akupunktur. Bir önceki seansın etkisi bir sonraki ile kavuşmaya başladığı zaman akupunkturun etkisini biz kendimizde güçlü bir şekilde hissetmeye başlarız. Genellikle bu noktaya beş yedi seans kadar sonra gelinir.İşte bu etki başladıktan sonra.. tamamı için tıklayınız.

.

Akupunkturu seanslar halinde yaparız.Genellikle haftada iki seans yapılır akupunktur. Bir önceki seansın etkisi bir sonraki ile kavuşmaya başladığı zaman akupunkturun etkisini biz kendimizde güçlü bir şekilde hissetmeye başlarız. Genellikle bu noktaya beş yedi seans kadar sonra gelinir.İşte bu etki başladıktan sonra bizim kilo verme hızımız yüzde bir civarında olur, kilomuzun yüzde biri hesaplama  kolay olsun diye söyleyeceğim; diyelim ki, yetmiş kiloyuz öyle ise haftalık kilo verme beklentimiz yedi yüz gram civarındadır dört*  yedi =yirmi sekiz  demekki aylık kilo verme hızı üç kg civarında gezecektir. Vermek istediğimiz kilo miktarına göre akupunkturun süresi uzaya bilir yada kısala bilir. Diyelim ki, vermek istediğimiz kilonun sekiz kilo olduğunu varsayalım dokuz kilo olduğunu varsayalım öyle ise ilk baştaki; o beş, yedi seanslık kısım hariç bizim üç ay kadar akupunktura devam etmemiz gerekecek demektir.

Diğer Videolarımız

Diğer tüm videolarımız için lütfen tıklayınız: www.akuterapist.net Bu sunumlarımızda kısa bilgilendirmeler ve kısa videolarımız yer almaktadır.tamamı için tıklayınız.

Diğer tüm videolarımız için lütfen tıklayınız:

www.akuterapist.net

Bu sunumlarımızda kısa bilgilendirmeler ve kısa videolarımız yer almaktadır.

A A
Her hakkı mahfuzdur © 2008 Akuterapist
Tasarım deSen