Türkçe | English
Ara
Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi, No.60 Göztepe/Kadıköy/İstanbul info@akuterapist.com Tel:+90(216) 368 1504

Akupunktur Nedir?

Akupunktur, ancak tecrübeli, hassas ellerle bulunabilen ya da hassas cihazlar yardımıyla ölçülebilen vücuttaki enerji yuvalarına, salt iğne batırmakla yapılan uyarıların tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Kullanılan iğneler çelik, altın ya da gümüş olabileceği gibi, deri altı dokulara ulaşabilen lazer ışınları da tedavide kullanılmaktadır.Akupunktur.. tamamı için tıklayınız.


Akupunktur,
ancak tecrübeli, hassas ellerle bulunabilen ya da hassas cihazlar yardımıyla ölçülebilen vücuttaki enerji yuvalarına, salt iğne batırmakla yapılan uyarıların tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Kullanılan iğneler çelik, altın ya da gümüş olabileceği gibi, deri altı dokulara ulaşabilen lazer ışınları da tedavide kullanılmaktadır.

Akupunktur noktalarında oluşturulan uyarıların kaç yolla etkisi olmaktadır?
Birincisi, doğrudan etki; problemli bölgenin yakınına batırılan iğneler yardımıyla elde edilir.
İkincisi,
uzak etki; kas zarları gibi elektiriği kolay ileten yüzeyler yardımıyla uzaktaki bölgeye ulaşılır. daha kalıcı bir etki elde edilir.
Üçüncüsü,
yine uzak noktalar yardımıyla ve sinir yollarıyla beyin üzerinden ilgili organa ulaşılır. Bu tedavide oldukça karmaşık ve ciddi etkiler elde edilir. Tedavi sonucu hemen daima kalıcıdır. Kulak akupunkturu bunun en seçkin örneğidir.

Akupunktur uygulamasında kullanılan diğer yöntemler nelerdir?
Moxa
ise oldukça eski dönemlerden beri noktaların yalnızca uyarılması için kullanılan bir yöntemdir. Günümüzde altın ve gümüş iğnelerin yerini ‘elektro-akupunktur', noktanın ısıtılmasına dayalı ‘moxa' yönteminin yerini ise ‘lazer akupunktur' almış gibi görünmektedir.

Uygulamada başarı için neler gereklidir?
Birincisi, akupunkturda her bir nokta alfabenin harfleri gibidir. Doğru tedavi için noktaların uyumlu birlikteliğine ihtiyacımız vardır. yalnızca kulakta 200'ü aşkın noktanın bulunduğu göz önüne alınacak olursa, akupunkturda hastalığa özgün nokta grupları değil, hastaya özgün nokta kombinasyonunun bulunması gerekliliği ve imkanı rahatlıkla anlaşılabilir.
İkincisi tanı yöntemlerinin doğruluğudur. Bunun için, hem modern tıp yaklaşımlarına, hem de geleneksel akupunktur yöntemlerinin tarifinde yer alan tanı yöntemlerine hakim bir zihin gereklidir.

Yani, başarılı sonuç için her hastalığa, hatta her hastaya özgün doğru noktaların doğru seanslarda kullanılması şarttır.

Neden Akupunktur?

Tedavilerde iki sonucun buluşması amaçlanır:1. Etkinlik2. Zararsızlık “Etkin olmayan bir yönteme tedavi demek olası değildir. Peki, akupunktur etkin midir?”-Akupunktur, tedavi kapsamına aldığı;-Saman nezlesi, astım, alerjik deri hastalıkları dahil hemen tüm alerjik hastalıklarda;-Migrenden depresyona, yakın dönem.. tamamı için tıklayınız.


Tedavilerde iki sonucun buluşması amaçlanır:
1. Etkinlik
2. Zararsızlık

“Etkin olmayan bir yönteme tedavi demek olası değildir. Peki, akupunktur etkin midir?”
-Akupunktur, tedavi kapsamına aldığı;
-Saman nezlesi, astım, alerjik deri hastalıkları dahil hemen tüm alerjik hastalıklarda;
-Migrenden depresyona, yakın dönem felçlere kadar sinir sitstemi hastalıklarında;
-Gastrit ve kabızlık başta olmak üzere sindirim sistemi rahatsızlıkları;
-Kronik vajinitler ve adet düzensizlikleri, menapoz şikayetleri, hatta tüp bebek yönteminde hazırlık ve tedavi sonrası aşamalarda bebeğin  rahime tutunma olasılığını arttırmak için;
-Bel ve boyun fıtıkları dahil omurga problemleri, artritler, myaljiler gibi eklem ve kas rahatsızlıklarında;
-Hipertansiyon dahil dolaşım sistemi hastalıklarında,
-Başlangıçta yakalanabilirse diyalizle sonuçlanabilecek düzeydeki nefritler dahil böbrek ve boşaltım sistemi problemlerinde;
Ve daha birçok rahatsızlıkta, yetkin bir tedavi yöntemidir.
Bu durum, akupunkturun, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tedavi edici yöntemler arasına alınmasıyla tescil edilmiştir.

“Zararı karından fazla olan bir yöntem tercih edilemez. Akupunkturun zararı var mıdır?”
Her seans için steril iğne açılır ve bir kerelik kullanımdan hemen sonra atılır. Yani, bulaşıcı hastalık riski yoktur.
Yalnızca iğne batarken küçük bir acı hissi ihtimali vardır. O da genellikle hasta yorgun, uykusuz ya da aşırı stresli olduğunda yaşanır. Hastanın sakinleşmesi için bir süre beklenerek acı hissinin, noktanın merkezine iğne batırmak suretiyle de ağrının önüne geçilebilir.

Özetle akupunkturun faydası söz konusudur, zararı değil...

Elektro - Akupunktur

Akupunkturun geleneksel tarifinde altın ve gümüş iğneler yer alır. Modern yaklaşımlar altının vücutta pozitif, gümüşün ise negatif etkinlikte olduğunu göstermektedir. Elektro-akupunktur hem negatif etkinliği, hem de pozitif etkinliği yükselterek akupunkturun tedavi değerlerine katkıda bulunmaktadır.tamamı için tıklayınız.


Akupunktur
un geleneksel tarifinde altın ve gümüş iğneler yer alır. Modern yaklaşımlar altının vücutta pozitif, gümüşün ise negatif etkinlikte olduğunu göstermektedir.

Elektro-akupunktur hem negatif etkinliği, hem de pozitif etkinliği yükselterek akupunkturun tedavi değerlerine katkıda bulunmaktadır.

Lazer Akupunktur

Lazer, özellikle çocuklarda ağrısız, konforlu bir yöntemdir. Bazı romatizmal hastalıklarda tercih sebebidir. Geleneksel akupunkturda yer alan moxa yöntemi, noktanın ısıtılmasını esas alır. Infrared lazer moxaya oranla daha hızlı bir şekilde derine ulaşabilen ısıtıcı bir yöntemdir. Kırmızı lazer ise kulak akupunkturunda, ürtiker ve akne gibi bazı.. tamamı için tıklayınız.


Lazer
, özellikle çocuklarda ağrısız, konforlu bir yöntemdir. Bazı romatizmal hastalıklarda tercih sebebidir. Geleneksel akupunkturda yer alan moxa yöntemi, noktanın ısıtılmasını esas alır.

Infrared lazer moxaya oranla daha hızlı bir şekilde derine ulaşabilen ısıtıcı bir yöntemdir. Kırmızı lazer ise kulak akupunkturunda, ürtiker ve akne gibi bazı deri rahatsızlıklarında oldukça değerlidir.

Migren Nedir?

Migren, genellikle ışık flaşları, kör noktalar, kollarda ve bacaklarda karıncalanma, mide bulantısı, kusma gibi duyusal uyarılar tarafından öncelenen veya eşlik edilen ve ışığa ve sese karşı yüksek duyarlılığın meydana geldiği şiddetli bir baş ağrısıdır. Migren ataklarının sebep olduğu şiddetli ağrı saatler ve hatta günlerce.. tamamı için tıklayınız.

Migren, genellikle ışık flaşları, kör noktalar, kollarda ve bacaklarda karıncalanma, mide bulantısı, kusma gibi duyusal uyarılar tarafından öncelenen veya eşlik edilen ve ışığa ve sese karşı yüksek duyarlılığın meydana geldiği şiddetli bir baş ağrısıdır. Migren ataklarının sebep olduğu şiddetli ağrı saatler ve hatta günlerce sürebilir.

Migren baş ağrıları, kan damarı genişlemesi ve bu kan damarlarının etrafında dolanan sinir liflerinden salınan kimyasalların birleşimi sonucu meydana gelir. Baş ağrısı sırasında, şakak derisinin hemen altındaki kafatasının dış kısmında konuşlanan bir atardamar (temporal atardamar) genişler. Bu durum yangı, ağrı ve atardamarın daha fazla genişlemesine yol açan kimyasalların salınımına sebep olur.

Bir migren baş ağrısı, sempatik sinir sisteminin uyarılması sonucu mide bulantısı, ishal ve baş dönmesi hissine tepki vermesine yol açar. Bu tepki aynı zamanda karnın ince bağırsağa doğru boşalımını geciktirir, yiyeceklerin emilimini etkiler; kan dolaşımını azaltır, ellerin ve ayakların soğumasına yol açar, ışığa ve sese duyarlılığı artırır.

Daha geniş bilgi için lütfen tıklayınız.

Sinüzit Nedir?

Sinüs nedir? Beynimiz yapı olarak özellikle sıcak ve soğuğa karşı son derece hassas bir organımızdır. Bu yüzden vücudumuzun en korunaklı bölgesinde yer alır. Yüz bölgesi haricindeki alanlarda saçlı deri dışarıdan koruma oluşturur. Saçlarımızın koruyamadığı yüz.. tamamı için tıklayınız.

Sinüs nedir?

Beynimiz yapı olarak özellikle sıcak ve soğuğa karşı son derece hassas bir organımızdır. Bu yüzden vücudumuzun en korunaklı bölgesinde yer alır. Yüz bölgesi haricindeki alanlarda saçlı deri dışarıdan koruma oluşturur. Saçlarımızın koruyamadığı yüz bölgemizdeki çıplak alanlarda ise bu görevi 'sinüs'ler üstlenmiştir. Bu alanlarda kemik içerisinde hava yastıkçıkları gibi boşluklar oluşmuştur. Bu boşluklar birer kanal ile geniz bölgesine açılır. İşte sinüs denilen yapı budur.

Sünizit nedir?

Sinüslerin içi normalde hava ile doludur; iltihap ile dolduğunda buna sinüzit denir. Sinüs denilen bu hava yastıklarının içini döşeyen mukoza (özel bir tip deri) hücreleri sümüksü kaygan bir sıvı salgılayarak sinüsleri hem nemlendirir hemde akıntı yardımı ile sinüsleri temizler. Normal haliyle sinüslerin içi hava ile dolu duvarları kaygan,ıslak ve mikropsuzdur.

Nezle gibi burun içi rahatsızlıklarında sinüslerin genize açılan kanalları tıkanır. Sinüsün içerisindeki hava mukoza hücreleri tarafından kullanılarak tüketilir. Dolayısıyla sinüsün içerisinde negatif bir basınç meydana gelir ve buna bağlı olarak ince sızı tarzında bir ağrı oluşur. Sonrasında artan negatif basınç mikroplardan arındırılmış olmayan geniz sıvısını bir enjektör gibi içeriye çeker. Sinüsler burun akıntılarıyla dolar. İşte sinüzit bu aşmada başlamış olur. İnce sızı ise yerini künt bir baş ağrısına bırakır .

Bir sonraki aşamada ise içeriye çekilen mikroplar iltihap oluşturur, dolayısıyla sıvı artar, basınç artar ve şiddetli baş ağıları oluşur. Bu durum tam bir 'akut sünizit' halidir.

A A
Her hakkı mahfuzdur © 2008 Akuterapist
Tasarım deSen